İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Ceza Dairesi

YARGITAY · 20. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2016/2593 K.2016/4878

İtiraz yazısı ile dava dosyası incelendi.

Esas2016/2593Karar2016/4878Tarih26 Eylül 2016Okuma6 dk · 1.274 kelime

KÜNYE

20. Ceza Dairesi 2016/2593 E., 2016/4878 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Eylül 2016
İtirazla İlgili Mahkeme Kararı
.1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 06.09.2013 tarihli 2013/62 esas ve 2013/171 karar sayılı kararı
Suç
Uyuşturucu madde ticareti yapma
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.274 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

İtiraz yazısı ile dava dosyası incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

A) KONUYLA İLGİLİ BİLGİLER

1- Sanık ...'in 03.01.2003 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle.... 1. Asliye Ceza Mahkemesince 26.02.2010 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı 05.03.2010 tarihinde kesinleşmiş, sanık tarafından denetim süresi içinde 28.05.2012 tarihinde işlediği ikinci suç nedeniyle.... Ağır Ceza Mahkemesince 15.11.2012 tarihinde verilip, 21.01.2013 tarihinde kesinleşen mahkûmiyet hükmünden sonra ihbarda bulunulması üzerine, mahkemece duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kaldırılarak, sanık hakkında 06.09.2013 tarihinde mahkûmiyet hükmünün verildiği, .

2- Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “suç tarihi 03.01.2003 olan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun, 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca asli dava zamanaşımı süresinin 5 yıl, uzamış dava zamanaşımı süresinin 7 yıl 6 ay olduğu, 26.02.2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 05.03.2010 tarihinde kesinleşmesi ile 5 yıllık denetim süresinin başladığı ve CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin durduğu, ancak hükümlünün denetim süresi içinde 28.05.2012 tarihinde kasıtlı bir suç işlemesi ve bu suçunda kesinleşmiş olması,

hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi ile duran zamanaşımı süresinin, ikinci suçun işlenmesi ile yeniden işlemeye başlayacağı, dava zamanaşımı sürelerinin durma ve işlemeye başladığı süreler de dikkate alındığında, sanık hakkında 06.09.2013 tarihinde kurulan mahkûmiyet hükmünün tarihi itibari ile zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir” denilerek,....

1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.09.2013 tarihli, 2013/62 esas ve 2013/171 karar sayılı kararının bozulmasının istendiği,

3- Dairemizce 23.05.2016 tarihinde 2016/766 esas ve 2016/3022 karar sayı ile sanık ...'in 03.01.2003 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle.... 1. Asliye Ceza Mahkemesince 26.02.2010 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı 05.03.2010 tarihinde kesinleşmiş, sanık tarafından 28.05.2012 tarihinde (denetim süresi içinde) ikinci bir suç işlenerek,....

Ağır Ceza Mahkemesince 15.11.2012 tarihinde verilip, 21.01.2013 tarihinde kesinleşen mahkûmiyet hükmünden sonra ihbarda bulunulması üzerine, mahkemece duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kaldırılarak, sanık hakkında 06.09.2013 tarihinde mahkûmiyet hükmü verilmiş olup, suç tarihi olan 03.01.2003 ile mahkûmiyet hükmünün verildiği 06.09.2013 tarihleri arasında, durma ve zamanaşımının yeniden işlemeye başlama tarihleri itibariyle duran süre de eklendikten sonra, 765 sayılı TCK'nın 102/4ve 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, kanun yararına

bozma talebine dayanan ihbar yazısında ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden;.... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.09.2013 tarihli ve 2013/62 esas ve 2013/171 karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine karar verildiği 4- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca Dairemizin 10.03.2014 tarihli kararına itiraz edilerek dava dosyasının Dairemize gönderildiği, Anlaşılmıştır.

B) İTİRAZ NEDENLERİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca “İtirazın konusunu oluşturan uyuşmazlık; Hükümlü hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyet kararı verildiğine ilişkin kanun yararına bozma isteminin kabulü halinde, Özel Dairece 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin (d) bendi gereğince mi yoksa aynı fıkranın (a) bendi gereğince mi uygulama yapılacağının belirlenmesine ilişkindir.

5271 sayılı Kanunu’nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi gereğince bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirmesi halinde, cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmesi halinde ise bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesince doğrudan hükmedilecektir. Bu halde yargılamanın tekrarlanması yasağı bulunduğundan, Yargıtay Ceza Dairesince hükmün bozulması ile yetinilmeyip, gereken kararın doğrudan ilgili daire tarafından verilmesi gerekmektedir.

Bozma nedeni, netice itibariyle hükümlüye daha az bir cezanın verilmesini ya da cezanın kaldırılması gerektiriyorsa 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi gereğince yargılamanın tekrarlanması yasağı bulunduğundan, bu hafif cezaya veya cezanın kaldırılmasına doğrudan Özel Dairece karar verilmesi gerekmektedir.

Özel Dairece, yeniden yargılama yasağı olduğu halde, daha az cezaya hükmedilmeyip ya da ceza kaldırılmayıp, hukuka aykırılığın giderilmesinin yerel mahkemeye bırakılması halinde, bu aşamada yerel mahkemenin vereceği karar yok hükmünde olacağından, hükümlü lehine sonuç doğuracak olan hukuka aykırılık da yasal olarak giderilmemiş olacaktır.

Somut olayda, hükümlü ... hakkında, kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan açılan kamu davasında, suç tarihi ile karar tarihleri itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, mahkûmiyet kararı verilmesi nedeniyle yerel mahkeme kararı hukuka aykırıdır. Bu nedenle Özel Dairece, kanun yararına bozma isteminin kabulüne karar verilmesi yerindedir.

Ancak buradaki bozma nedeni, kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan verilen cezanın tamamen kaldırılmasını gerektiren bozma nedeni olduğundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi kapsamında kalıp, yeniden yargılama yasağı bulunması nedeniyle belirlenen hukuki aykırılığın, bizzat Özel Dairece uygulanması gerektiği gözetilmeden, kararın bozulmasına,

bozma nedenine göre müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine karar verilmesi isabetli olmadığı denilerek Dairemizin, 23.05.2016 gün ve 2016/766 esas, 2016/3022 sayılı kararından, “aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın adı geçen mahkemeye iletilmesine” ibaresinin çıkartılması ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 4.fıkrasının (d) bendindeki yetkice dayanılarak Dairenizce, kanun yararına bozma doğrultusunda hükümlü ... hakkında,

kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen cezanın kaldırılarak sanık hakkındaki cezanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi istenmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

C) CUMHURİYET BAŞSAVCISININ İTİRAZIYLA İLGİLİ YASA HÜKÜMLERİ

1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi :

(1) Yargıtay Ceza Dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, resen veya istem üzerine, ilâmın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Ceza Genel Kurulu'na itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.

(2) (05.07.2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 6352 sayılı Kanun'la eklenen fıkra) İtiraz üzerine dosya, kararına itiraz edilen daireye gönderilir.

(3) (05.07.2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 6352 sayılı Kanun'la eklenen fıkra) Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gönderir.

2- 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un geçici 5. maddesi (05.07.2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 6352 sayılı Kanun'la eklenen):

(1) Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308 inci maddesinde yapılan değişiklikler, bu Kanunun yayımı tarihinde Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nda bulunan ve henüz karara bağlanmamış dosyalar hakkında da uygulanır.

D) İTİRAZIN VE KONUNUN İRDELENMESİ

...'in 03.01.2003 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle.... 1. Asliye Ceza Mahkemesince 26.02.2010 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı 05.03.2010 tarihinde kesinleşmiş, sanık tarafından 28.05.2012 tarihinde (denetim süresi içinde) ikinci bir suç işlenerek,....

Ağır Ceza Mahkemesince 15.11.2012 tarihinde verilip, 21.01.2013 tarihinde kesinleşen mahkûmiyet hükmünden sonra ihbarda bulunulması üzerine, mahkemece duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kaldırılarak, sanık hakkında 06.09.2013 tarihinde mahkûmiyet hükmü verilmiş olup, suç tarihi olan 03.01.2003 ile mahkûmiyet hükmünün verildiği 06.09.2013 tarihleri arasında, durma ve zamanaşımının yeniden işlemeye başlama tarihleri itibariyle duran süre de eklendikten sonra, 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımı süresinin dolduğu,

sanığa verilen cezanın kaldırılması gerektiği ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi gereğince daha az bir ceza verilmesi veya verilen cezanın kaldırılması durumunda yargılamanın tekrarlanması yasağı bulunduğundan, sanık hakkında verilen cezanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine doğrudan Dairemizce karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Sonuç olarak; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir.

E) KARAR

1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne, 2- 1- Dairemizin 23.05.2016 tarihli 2016/766 esas ve 2016/3022 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3- Kanun yararına bozma isteği yerinde olduğundan;.... 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 06.09.2013 tarihli 2013/62 esas ve 2013/171 karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA.

“Suçun işlendiği 03.01.2003 tarihinden, incelemeye konu hükmün verildiği 06.09.2013 tarihine kadar 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında VERİLEN CEZANIN KALDIRILMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 223.

Maddesinin 8. fıkrası gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,

26.09.2016 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Ceza Dairesi, E. 2016/2593, K. 2016/4878, 26 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşülüp Düşünüldü
  4. A) Konuyla İlgili Bilgiler
  5. B) İtiraz Nedenleri
  6. D) İtirazın Ve Konunun İrdelenmesi
  7. E) Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Ceza Dairesi
Esas No
2016/2593
Karar No
2016/4878
Tarih
26 Eylül 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/2594 K.2016/7136
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2016/2594 K.2016/15167
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2016/2594 K.2016/4877
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2016/2594 K.2016/13325
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2016/2595 K.2016/4876
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2016/2596 K.2016/4879

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.