KÜNYE
20. Ceza Dairesi 2016/762 E., 2016/5198 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2016
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yüksek Adalet Bakanlığı'nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32/1. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına, aynı Kanun'un 57/1. maddesi gereğince koruma ve tedavi amaçlı olarak akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine tabi tutulmasına, yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına dair ... Sulh Ceza Mahkemesinin 19/03/2012 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleşen 16/02/2012 tarihli ve 2011/196 esas, 2012/171 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına ilişkin talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 01/02/2016 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderilmesi üzerine.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dosya kapsamına göre;
1)5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/2. maddesinin "Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise; istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir." şeklindeki düzenlemesi karşısında akıl hastası olan sanığa müdafi görevlendirilmeden duruşma yapıldığı,
2)Sanığın üzerine atılı, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak suçuna ilişkin olarak suç tarihinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32/1. maddesi kapsamında akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda rapor alınması gerekirken sanık hakkında başka dosya kapsamında alınan raporun hükme esas alındığı,
3)5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 325/1. maddesi uyarınca hakkında güvenlik tedbirine hükmolunan sanığa yargılama giderinin de yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasına karar verildiği, ilgili kararın CMK'nın 271/4. fıkrası uyarınca kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "Dosya kapsamına göre;
1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/2. maddesinin "Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir." şeklindeki düzenlemesi karşısında akıl hastası olan sanığa müdafi görevlendirilmeden duruşma yapılmasında,
2-Sanığın üzerine atılı, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak suçuna ilişkin olarak suç tarihinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32/1. maddesi kapsamında akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda rapor alınması gerekirken sanık hakkında başka dosya kapsamında alınan raporun hükme esas alınmasında,
3-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 325/1. maddesi uyarınca hakkında güvenlik tedbirine hükmolunan sanığa yargılama giderinin de yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasında, isabet görülmemiştir." ifadelerine yer verilerek, ilgili kararın bozulması talep edilmiştir.
Yargıtay 20. Ceza Dairesi, E. 2016/762, K. 2016/5198, 20 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama