KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/10366 E., 2006/13319 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
656 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, ... köyü ...
Mevkiinde bulunan D:34 sayılı kadastro parseli, B: çay, K: kendisine ait 33 numaralı parsel ve G: çay ve devamında ... ve ... taşınmazları bulunan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/154 esas sayılı dosyasında fen bilirkişi ... tarafından düzenlenen krokide (D) ve (F) ile gösterilen tahminen 4.5 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın, önceleri ... ve ... zilyetliğinde olduğu, kendisine intikal ettiği, yararına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu iddiasıyla dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne, ... Köyü ... mevkiinde bulunan fen bilirkişi ... tarafından düzenlenen 29.08.2003 tarihli krokide (1) ile gösterilen 3998.86 m2 ve (2) ile gösterilen 232.80 m2 yüzölçümündeki bölümlerin ... mirasçısı davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş, hüküm davalı ... ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1976 ila 1981 yıllarında 1744 Sayılı Yasa döneminde yapılarak dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması, 1987 yılında 3302 Sayılı Yasa döneminde yapılıp, yine dava tarihinden önce, 3373 Sayılı Yasa döneminde 14.10.1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Çekişmeli taşınmaz bölümleri dava dışı ...
Köyü 33 sayılı parselin güneyinde yer alıp, 1953 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda, ... çay yatığı olarak tapulama dışı bırakıldığı, dava dışı 33 parsel sayılı 33620 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Haziran 1951 tarih 948/23-1951/84 sayılı tapu kayıtları esas alınarak ... adına tesbit edildiği, Orman Yönetimi ile ... ve ...’ın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak itiraz ettikleri, gerçek kişilerin daha sonra Kasım 1951 tarih 121 sıra numaralı tapu kaydına tutundukları, ...’ın taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescili istemiyle 1976 yılında davaya katıldığı,
Kadastro Mahkemesinin 19.12.1997 gün ve 1995/1-75 sayılı kararı ile, 33 sayılı parselin tarafların tutunduğu tapu kaydı kapsamı dışında olduğu, ... ve ... yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu gerekçesiyle mirasçıları adına paylı olarak tesciline, ... mirasçısı ...'ın davasında ise görevsizliğe karar verildiği, bu kararın Yargıtay tarafından temyizen incelenerek onandığı, 30.05.2000 tarihinde kesinleştiği, ... çayı ıslah projesinin D.
S.İ. tarafından 1959 ve 1960 yıllarında yapılıp bitirildiği, bu çalışmada dava dışı 33 sayılı parselin kuzey doğusunda bir bölümünün kamulaştırma alanı içinde kaldığı, çekişmeli taşınmaz ile dava dışı 33 sayılı parselin kamulaştırmaya konu olmayan bölümünün DSİ tarafından 1960 yılında bitirilen sedde ile ... çayının yeni yatağı arasında kaldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi ve ziraat uzmanı bilirkişi jeolog bilirkişi raporlarıyla çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında olduğu, çay yatağı olmadığı, davacılar ve murisleri ... tarfından 1973 yılında imar ihya edilip zilyet edilmeye başlandığı, davacı gerçek kişiler yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporu ve ekli krokisi yeterince orman sınır noktası içermediğinden denetime olanak vermediği gibi taşınmazın 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumunun irdelenmediği, çekişmeli taşınmazın gerçek kişiler adına tapuda kayıtlı iken orman niteliğinde olduğu için kamulaştırılan tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadığı yöntemince araştırılmamışsa da, Jeolog bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın, ... çayının eski yatağı olduğu, ancak 1950 yılından sonra DSİ tarafından yapılan seddeler ile çay yatağı olmaktan kurtulduğu, bir daha taşkın olmadığı,
doğudaki ... çay yatağı olarak gösterilen yerin ... çayı olmayıp, drenaj kanalı olduğu, ... çayı etki alanında olmadığı bildirilmişse de, çekişmeli taşınmaz, DSİ tarafından yapılıp 1960 yılında bitirilen seddenin güneyinde, bu sedde ile ... çay yatağının fiilen aktığı yatağı arasında kaldığına göre, çekişmeli taşınmazın ... çay yatağı olduğunun ve bu özelliğini sürdürdüğünün kabulü zorunludur, Dere yatakları devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup, bu özelliklerini sürdürdükleri sürece kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine konu edilemeyecekleri gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken,
eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/10366, K. 2006/13319, 12 Ekim 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama