Hükmüne uyulan Yargıtay 20 Hukuk Dairesinin 15.12.2005 gün ve 2005/13007-15405 sayılı bozma kararında özetle.
"Resmi belgelerin uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi kurulu raporuyla çekişmeli parselin krokisinde (A) ile gösterilen 972 m2 bölümünün eylemli orman alan olduğu, öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek bu bölüme ilişkin davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı gerçek kişinin bu bölüme ilişkin temyiz itirazları red edilmiş, taşınmazın aynı bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 3461 m2 bölümüne yönelik Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazları kabul edilerek,
çekişmeli parselin dava dışı aynı köy 106 ada 138 sayılı parsel ile bir bütün olarak düşünüldüğünde dört yönden sınırlaması itirazsız, devlet ormanı olarak kesinleşen ve eylemli orman olan aynı ada 149 sayılı parsel ile çevrili orman içi açıklığı olduğu, 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda ... ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermediği, 6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2 maddesi gereğince, Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere;
her çeşit bina ve ağıl inşası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesinin yasak olduğu, Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamayacağı, buralara doğrudan doğruya Orman idaresince el konulacağı, yanan yerlerde husule gelen enkazın hiçbir suretle eşhasa satılamayacağı,
bunların resmi daire ve müesseseler ihtiyacına tahsis olunacağı, yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda ..., inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamayacağı, bu tür yerler özel mülk olamayacağı, yönetimin derhal el koyma hakkına sahip olduğu, orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak ormanın kullanılacağı, bu kullanım nedeniyle ... açma, genişletme, yangın oluşmasının önlenemeyeceği ve orman bütünlüğünün bozulacağı, ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu bulunmadığı,
zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazların, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayıldığı, 17. maddede tanımı yapılan olgunun, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıkların kazanılamayacağı ilkesini içermektedir ve amacı orman bütünlüğünü korumak olduğu, yasa koyucunun ayrı bir kavram oluşturduğu ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda ... ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapadığı,
bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesinin dahi bu olguyu değiştirmeyeceği, bu hususun Yargıtay 20. Hukuk Dairesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsendiği ve yerleşik kararlar halini aldığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı kararlarının bu yönde olduğu, tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan ... kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkralarının da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..
14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edildiği, kalan fıkralarının da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı, ayrıca; bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak bulunmadığı, dolayısıyla bu yollarla ormandan ... kazanımından söz edilemeyeceği, değinilen yönler gözetilerek Orman Yönetimi ve Hazinenin davalarının tümden kabulü ve taşınmazın tamamının orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi" değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu ... Köyü 106 ada 137 sayılı parselin tesbitinin iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi ve davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 19/10/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.