Davacı Hazine, ... Beldesi 1585 ada 8 sayılı parselin kısmen, 1589 ada 4 parsel sayılı taşınmazın ise tamamen, 1946 yılında yapılan orman tahdidinde orman sınırları içerisinde iken, 1988 yılında 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını belirterek, tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, ...
Köyü 1589 ada 4 sayılı parselin tamamen, 1585 ada 8 sayılı parselin ise, 24.03.2005 tarihli bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 1879 m2 bölümünün tapusunun iptaline ve 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğundan Hazine adına tapuya tesciline, 1585 ada 8 sayılı parselin (A) ile gösterilen 1371 m2 bölümünün ise, olduğu gibi davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Daha sonra 28.11.1975 tarihinde yapılan ancak ilan edilmediği için kesinleşmeyen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılına yapılıp 08.07.1988 tarihinde ilan edilen ve dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ya da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Genel arazi kadastrosu işlemi ise, 1970 yılında yapılmış ve sonuçları 20.08.1970 - 21.09.1970 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
... Köyünde yer alan, 3250 m2 yüzölçümündeki 1585 ada 8 ve 4843 m2 yüzölçümündeki 1589 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar, 07.02.1995 tarihinde yapılan imar uygulamasıyla davalı gerçek kişi adına oluşturulmuştur.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporuyla, dava konusu 1589 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tamamen, 1585 ada 8 sayılı parselin ise, 24.03.2005 tarihli bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 1879 m2 yüzölçümündeki bölümünün, 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidinde, orman sınırları içinde bırakıldığı, 1951 yılında makiye ayrıldığı,
08.07.1988 tarihinde ilan edilen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı belirlenerek, çekişmeli taşınmazların, kısmen genel arazi kadastrosunda 298 parsel sayısı ile tescil edilen parsel içinde, kısmen de ihdasen Hazine adına tescil edilen 1620 sayılı parsel içinde kaldığı saptanmışsa da, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazlara ilişkin tapu kayıtlarının hukuki değerini kayıp edeğceği,
yine kesinleşmiş orman kadastro sınırları içindeki taşınmazları için yine Orman Yönetiminin katılımı olmaksızın oluşan tapu kayıtlarının hukuki değeri bulunmadığı, Anayasa Mahkemesinin, 28.11.2002 günlü Resmi Gazetede yayınlanan, 27.09.1995 gün ve 1995/13-51 sayılı kararı ile,
24.02.1984 günlü, 2981 sayılı “İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Yasanın Geçici 2. maddesinin 22.05.1986 günlü, 3290 Sayılı Yasa'nın 14. maddesiyle değiştirilen (e) bendinin, Anayasa'nın 169. ve 170. maddelerine aykırı olduğu karar gerekçesinde açıklanarak iptal edilmesi nedeniyle, tek taraflı işlem niteliğindeki imar uygulamasıyla davalı gerçek kişi adına oluşturulan tapu kaydının da hukuki değerinin bulunmadığı,
bu yerlerin özel mülkiyete konu edilecek şekilde tapuya tescil edilemeyeceği gözetilerek Hazinenin davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 30/03/2006 günü oybirliği ile karar verildi.