Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29.01.2001 ... ve 2000/10596-2001/336 sayılı bozma kararında özetle; "Uzman bilirkişi raporları çelişkilidir. Çekişmeli taşınmazın resmi belgelerdeki konumunun üç orman mühendisi ve bir fen elemanı marifetiyle belirlenmesi, mera olup olmadığı hususunda yerel bilirkişi dinlenmesi, vergi kaydının oluşumu ve kapsadığı alanın belirlenmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu 446 parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan uygulama, araştırma ve bilirkişi raporlarına göre, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlenerek, davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; çekişmeli Boyalı Köyü 446 parsel sayılı taşınmaz, 4020 m2 yüzölçümünde mera vasfı ile sınırlandırılarak tespiti yapılmıştır.
Kamu orta malı niteliğindeki meraların özel mülkiyete ve tescile konu olamayacağı düşünülmeden yazılı şekilde tesbit gibi tescili yolunda hüküm kurulması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Bu nedenle, hükümdeki “reddine ile davaya konu İlçenin Boyalı Köyünde kain 446 parsel nolu taşınmazın tespit gibi tesciline” cümlesinin hükümden çıkartılarak, bunun yerine; “çekişmeli Boyalı Köyü 446 parsel sayılı taşınmazın mera niteliği ile sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 30/11/2006 günü oybirliğiyle karar verildi.