Davacı ... kişiler 15.06.2005 tarihli dilekçeleriyle, ...
Köyü 296 sayılı parselin tapuda adlarına kayıtlı olduğu, Hazinenin tapu iptal tescil istemi ile açtığı davanın reddine ilişkin Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.06.2002 ... ve 2002/34 - 231 sayılı kararın kesinleştiği, buna rağmen taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerh bulunduğu, bu konuda Hazineye yaptıkları başvurunun red edildiği iddiasıyla, yasal olmayan bu şerhin iptalini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, ... Köyü 296 sayılı parsellin tapu kaydının beyanlar hanesindeki, 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan sahada kalmaktadır şerhinin iptaline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava tapunun beyanlar hanesindeki şerhin silinmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu ... köyünde ilk defa 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman kadastrosu yapılıp kesinleşmiş, 1979 yılında 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması yapılıp 30.06.1980 tarihinde ilan edilerek, 1986 yılında 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılıp 07.04.1988 tarihinde ilan edilmiş, işlemler dava tarihinden önce kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastro sınırları içindeyken, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, öncesi itibariyle Mart 1938 tarih 14 numaralı sicilden gelen ...
1950 tarih 275 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı, bu nedenle tapu sahibi adına orman sınırları dışına çıktığı gerekçe gösterilerek Hazinenin açtığı tapu iptal tescil davasının reddine ilişkin Ortaca Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.06.2002 ... ve 2002/34-231 sayılı kararının Hazine tarafından temyiz edildiği,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 26.12.2002 ... ve 2002/11923-14965 sayılı kararı ile Hazinenin esasa ilişkin temyiz itirazlarını reddetmesi ve Hazinenin karar düzeltme talebinin de Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 17.09.2004 ... ve 2004/10300-9338 sayılı kararı ile red edilerek kesinleştiği, bu kararın Hukuk Yargılama usul Yasasının 237. madde anlamında kesin hüküm olduğu,
taraflarını bağlayacağı, tapunun beyanlar hanesindeki taşınmazın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasa gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanda kaldığı yönündeki şerhin yasal dayanağının bulunmadığı belirlenerek davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak, tapu kaydının beyanlar
hanesindeki şerhin yukarıda sözü edilen mevcut kesin hüküm nedeniyle, taşınmazın mülkiyetine ilişkin bir şerh olmadığı gözetilmeden, davacı yararına nisbi avukatlık ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Bu sebeple, hüküm fıkrasının üçüncü bendinin kaldırılarak; bunun yerine üçüncü bend olarak “karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifelerine göre 350.00.- (üçyüzelli) YTL.
Avukatlık ücretinin davalı yönetimden alınarak davacıya verilmesine, cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 13/04/2006 günü oybirliğiyle karar verildi