Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14.09.1995 tarih 5476-10317 sayılı bozma kararında özetle: " Redifli Köyünde bulunan tescil davasına konu çekişmeli taşınmazla, mahkemenin 2002/84, 86, 80, 78, 85, 113, 83, 114, 112, 115, 110 ve 111 sayılı dosyalarında aynı nedenle dava konusu edilen taşınmazlar hakkında dairece verilen ortak bozma kararına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve Orman Yönetimi ve Hazine tarafından 3 nolu taşınmazın (b) bölümü ile 5 ve 8 nolu taşınmazların temyize konu edildiği, bunlardan 3/b ve 5 nolu taşınmazlar resmi belgelerde orman sayılmayan yer olduğundan temyiz itirazlarının reddinin gerektiği;
ancak, 8 numaralı taşınmaz yönünden hükme dayanak alınan krokide 1 numaralı taşınmazda (a) işaretli 650 m2 bölümün orman sayılan yer olduğunun belirlendiği, gerçek kişinin hükmü temyiz etmediği, bu bölüm yönünden verilen red kararının kesinleştiği ve davalılar yönünden usulü kazanılmış hak oluştuğu, bu bölümün temyize konu karara esas alınan 08.11.2004 tarihli krokide 8 numara ile işaretlendiği,
usulü kazanılmış hak kuralına göre 8 numaralı taşınmazda 650 m2 bölümün ifrazı ile bu kesime ilişkin davanın reddine, kalan bölümün davacı adına tesciline karar verilmesi gerektiği" açıklanmış, mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin 8 (b) işaretli 7194,18 m2 bölümünün davacı adına tesciline, (a) bölümüne yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesine göre açılan tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 15.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.