Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14.09.2005 tarih 2005/5483-10332 sayılı bozma kararında özetle: "Redifli Köyünde bulunan tescil davasına konu çekişmeli taşınmazla, mahkemenin 2002/84, 86, 80, 78, 85, 113, 83, 114, 112, 115, 110 ve 111 sayılı dosyalarında aynı nedenle dava konusu edilen taşınmazlar hakkında dairece verilen ortak bozma kararına uyularak davanın kısmen kabulüne, 08.11.2004 tarihli raporda 22 numaralı taşınmazın C (1852 m2) bölümünün davacı adına tesciline; a= (518 m2), b=(220 m2) bölümlerinin orman olduğu belirlenerek davanın reddine karar verildiği,
ancak bozma öncesinde a (625 m2) bölümünün orman olma olgusunun gerçek kişinin hükmü temyiz etmemesi nedeniyle kesinleştiği ve davalılar yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu, buna rağmen orman olduğu kesinleşen bölümden 106 m2 yerin davacı adına tescil edilerek kazanılmış hak ilkesine aykırı hüküm tesis edildiği, ... bilirkişiye (C) bölümünden 106 m2 ifraz ettirilerek (a) bölümüne ilavesi suretiyle bu bölüm hakkındaki davanın reddine, kalan kısmının davacı adına tesciline karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 22 parselin c (1746 m2) bölümünün davacı adına tesciline, a-b (625-220 m2) bölümlerine yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesine göre açılan tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 15/06/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.