Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14.09.2005 tarih 5484-10327 sayılı bozma kararında özetle: "Redifli Köyünde bulunan tescil davasına konu çekişmeli taşınmazla, mahkemenin 2002/84, 86, 80, 78, 85, 113, 83, 114, 112, 115, 110 ve 111 sayılı dosyalarında aynı nedenle dava konusu edilen taşınmazlar hakkında dairece verilen ortak bozma kararına uyularak davanın kısmen kabulüne, 08.11.2004 tarihli raporda 21 numaralı taşınmazın b (1548 m2) bölümünün davacı adına tesciline, a (2705 m2) bölümü orman olduğundan davanın reddine karar verildiği,
ancak bozma öncesinde (a) işaretli 3754 m2 bölümünün orman olma olgusunun gerçek kişilerin hükmü temyiz etmemesi nedeniyle kesinleştiği ve davalılar yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu, buna rağmen orman olduğu kesinleşen bu bölümden 1048 m2 taşınmazın temyize konu kararla davacı adına tescil edildiği, böylece usuli kazanılmış hak ilkesine uyulmadığı, (b) bölümünden 1048 m2 yerin ... bilirkişiye ifraz ettirilerek (a) bölümüne ilavesiyle bu bölüm hakkındaki davanın reddine, kalan bölümün davacı adına tesciline karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin 21 parselin b (499 m2) bölümünün davacı adına tesciline, a (3754 m2) bölümü hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesine göre açılan tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 15.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.