Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14.09.2005 tarih 5480-10328 sayılı bozma kararında özetle: " 2006/5525 gibi yazılacak 08.11.2004 tarihli raporda 14 nolu taşınmazın a=(1383 m2) bölümünün orman sayılan yer olması nedeniyle davanın reddine, b=(2122 m2) bölümünün davacılar adlarına tapuya tesciline karar verildiği,
ancak, bozma öncesinde (a) işaretli 1881 m2 bölümün orman olduğunun belirlendiği ve gerekçeli kısa kararı temyiz etmediğinden bu bölümün orman olma olgusunun kesinleştiği, davalılar yararına usulü kazanılmış hak oluştuğu, buna rağmen mahkemec etemyize konu kararla orman olduğu kesinleşen bölümden 497 m2 taşınmazın davacılar adlarına tesciline karar verilerek usulü kazanılmış hak ilkesine uymadığı, bu nedenle, (b) bölümünden 497 m2 bölümün (a) bölümüne eklenerek bu bölüm hakkındaki davanın reddine karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, 14 parselin b=(1625 m2) bölümünün davacı adına tapuya tesciline, a=(1881 m2) bölüm hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesine göre açılan tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 15.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.