KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/5730 E., 2006/9559 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
672 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Hükmüne uyulan Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 26.03.2003 gün ve 2003/2822-3509 sayılı bozma kararında özetle: “Çekişmeli ...
Köyü 305 sayılı parselin 1976 yılında yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosunda kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle gerçek kişi adına tesbit edilip, kadastro tesbiti kesinleşmekle tapu kaydının oluştuğu, bu taşınmazın 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken 1977 yılında yapılıp kesinleşen 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı,
6831 Sayılı Yasanın, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, sınırlaması itirazsız kesinleşen tapulu arazi ise tapu sahiplerine intikal edeceği, ancak burada sözü edilen tapu kaydının orman tahditi öncesindeki kayıt olduğu, davacıların tapu kaydının bu nitelikte olmadığı, Hazine yönünden 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesindeki hakdüşürücü sürenin söz konusu olamayacağı, öte yandan kamulaştırma ile taşınmazın bir bölümü DSİ Genel Müdürlüğü mülkiyetine geçtiğinden, davanın DSİ Genel Müdürlüğüne de yaygınlaştırılması” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, çekişmeli ... Köyü 305 sayılı parselin ifrazı ile oluşan aynı köy 1582 ve 1584 sayılı parsellerin tapu kayıtlarının iptaliyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline 1583 sayılı parsele ilişkin davanın ise reddine, karar verilmiş, hüküm Hazine ile davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava tapu iptal ve tescile ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 28.10.1948 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre 1977 yılında yapılıp, 08.06.1977 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile 1990 yılında yapılıp, 16.02.1992 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasayla ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
1) Kesinleşmiş orman kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uygulamasına ilişkin tutanaklar ve haritaların uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi ve ... elemanı bilirkişi raporuyla çekişmeli ...
Köyü 305 sayılı parselden, su kanalı kamulaştırması nedeniyle ifrazen gelen aynı köyü 1582 ve 1584 sayılı parsellerin, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, kesinleşmiş orman kadastro sınırları içindeki alanlar için oluşturulan tapu kayıtlarının hukuki değerinin bulunmadığı, bu tür yerlerin kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilemeyeceği belirlenerek, bu parsellere ilişkin davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davalı gerçek kişilerin 1582 ve 1584 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Hazinenin, çekişmeli 305 sayılı parselden ifrazen gelen 1583 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince, bu taşınmazında kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı davalı gerçek kişilerin dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmaz orman sınırları içinde iken oluşturulduğundan bu tapu kaydının 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi uygulamsıyla Hazine adına orman dışına çıkarılması durumunda tapu maliki yararına bir hak sağlamayacağı belirlendiğine ve 1583 sayılı parselin dosya içindeki tapu kaydı incelendiğinde,
bir kısım davalı gerçek kişinin ferağ işlemine yanaşmaması nedeniyle, halen davalı gerçek kişiler üzerinde kayıtlı olduğu anlaşıldığına göre mahkemenin bu parselin kamulaştırma sonucu mülkiyetinin DSİ’ye geçtiği gerekçesi ile davayı ret etmesi doğru olmadığı gibi Devlet Ormanları ve nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin kamulaştırılamayacağı yanlışlıkla kamulaştırılmışsa kamulaştırmayı yapan İdarenin ödediği kamulaştırma bedelini ilgilisinden açacağı istirdat (geri alma) davası ile tahsil etmesi gerektiği düşünülerek ve kamulaştırmayı yapan idare de davada taraf olduğundan 1583 sayılı parsele ilişkin
davanın da kabulü ile, diğer 1382 sayılı parsellerle olduğu gibi orman rejimi dışına çıkartılan yer niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/5730, K. 2006/9559, 29 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama