KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/5731 E., 2006/9425 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... Kasabası, ... mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 07.06.2004 tarihli krokide (A) ile gösterilen taşınmazın tarla niteliği ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 19.08.1991 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1965 yılında yapılmış ve sonuçları 22.04.1965 - 31.05.1965 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Davaya konu taşınmaz, 1965 yılında yapılan genel kadastro sırasında orman sayılan yerlerden olması nedeniyle orman niteliğiyle tespit dışı bırakılmış ve işlem kesinleşmiştir.
Dava konusu taşınmazın tespit tarihinde yürürlükte bulunan yasa hükümlerine göre orman sayılan yerlerden olması nedeniyle tespit dışı bırakılarak orman olduğunun belirlenmesi olgusu karşısında taşınmazın orman olmadığı; ancak, yörede yapılıp kesinleşecek orman tahdidi dışında kalması halinde kabul edilecek ve tahdidin kesinleşmesi tarihi zilyetliğin başlangıcına esas olacaktır.
Başka bir anlatımla, yörede yapılacak orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar taşınmaz orman sayılan yerlerden olma özelliğini sürdüreceğinden o tarihe kadar süren zilyetliğe değer verilemeyecektir (Yüksek H.G.K.nun 24.10.2001 gün, 2001/8-464/751 Sayılı kararı da bu yöndedir).
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu 1991 yılında yapılmış ve 19.08.1991 tarihinde ilan edilerek 19.02.1992 tarihinde kesinleşmiş ve çekişmeli taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmıştır.
Taşınmazın Medeni Yasanın 713. maddesi ve 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri hükümlerine göre tapuya tescil edilebilmesi için, orman kadastro işleminin kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile yasada belirtilen koşullar altında tasarruf edilmesi gerekir.
Somut olayda, toplanan delil ve belgelere göre, taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılma işleminin yapılıp kesinleştiği 19.02.1992 tarihi ile temyize konu davanın açıldığı 16.09.2003 tarihleri arasında 20 yıllık yasal edinme süresi dolmamıştır. Bu açıklamalara göre, kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleştiğinden söz edilemez.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/5731, K. 2006/9425, 27 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama