KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/6563 E., 2006/9375 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu kaydının iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ile davalılar ... ve ... ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ..., ... Köyü 232 parsel sayılı taşınmazın yörede 1972 yılında yapılan ve 18/08/1973 tarihinde kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını, davalılar adlarına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve davalı taşınmazın tapusunun iptali ile 17/01/2005 tarihli krokide (A)=2024.66 m2'lik bölümünün orman niteliği ile Hazine adına, (B)=10665.87 m2 bölümünün 1/2'şer pay ile davalılar ... ... ve ... ... adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... ve davalılar ... ... ve ... ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme esas alınan orman bilirkişi krokisinde sadece çekişmeli 232 parselin konumu gösterilmiş, tüm kadastro paftası ile tahdit haritası ölçeklerini eşitliyerek ... parselleri de gösterecek şekilde tahdit hattı ile irtibatlı kroki çizilmemiş olduğundan rapor yeterli olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu ... memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı;
bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre de; kabul edilen 2064 m2 üzerinden harç alınması gerekirken parselin tamamı üzerinden nisbi harca hükmedilmesi, davada taşınmazın tamamı dava edilmiş olmasına rağmen, kısmen kabule karar verilmiş olması nedeniyle, red edilen bölüm yönünden davalılar vekili yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi ve davayı red ve kabul oranına göre yargılama masrafları paylaştırılmadan, tümünün davalılardan alınmasına karar verilmesi de doğru değildir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/6563, K. 2006/9375, 26 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama