Davacı vekili, müvekkili adına tapuda kayıtlı ... Köyü 3506 parselin 1945 yılında, 4785 Sayılı Yasa uyarınca devletleştirildiğini, daha sonra 5658 Sayılı Yasa ile iade edilerek 1956 yılında yapılan tapulama sırasında kişiler adlarına tapuya tescil edildiğini, buna rağmen 1981 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında bu yerin orman sınırı içine alınarak 2. madde uygulaması sonucu Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığını; ancak, bu işlemin yok hükmünde olduğunu ileri sürerek tapu kaydındaki şerhin silinmesini istemiştir. Mahkemece hak düşürücü sürenin geçirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman tahdidine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinde önce 1744 Sayılı Yasaya göre1981 yılında 6 nolu orman kadastro komisyonunca yapılan çalışma 08.03.1982 tarihinde ilan edilip kesinleşmiştir. Daha sonra, 3302 Sayılı Yasaya göre 30.10.1991 tarihinde ilanı yapılarak dava tarihinde kesinleşen 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 14.01.1956 tarihinde kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın 1981 yılında 1744 Sayılı Yasaya göre ilk kez yapılan orman kadastro çalışmasında orman sınırı içine alınarak aynı anda orman rejimi dışına çıkarıldığı, 3373 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 28.05.1987 tarihinden önce yapılan orman kadastro işlemleri hakkında 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinde tapulu taşınmazlar için öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürede orman kadastrosuna itiraz davası açma imkanı bulunmadığı gözönüne alınarak davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 27/06/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.