Kadastro sırasında ... Mahallesi 1635 parsel sayılı 7.575 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesiz olarak tarla niteliği ile orman kadastro komisyonunca 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarıldığından söz edilerek Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar vekili; ırsen intikal ve tapu kaydına tutunarak çekişmeli taşınmazın adlarına tapuya tescili istemiyle dava açmışlardır.
Mahkemece, davanın hak düşürücü süre yönünden reddine yönelik verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 14.11.2003 gün 2003/3131-3324 sayılı bozma kararında özetle “3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesi uyarınca kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içinde genel mahkemelerde dava açılmasının mümkün olduğu, eldeki davanın 10 yıl dolmadan açıldığından tarafların delilleri toplanarak işin esası hakkında karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Davacılardan ... Doğru ve ...
Yurt; çekişmeli 1635 parsele haksız olarak el atan Vedat Yüğrük’ün el atmasının önlenmesi ve ecrimisil istemiyle ayrı bir dava açmışlardır. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davası H.Y.U.Y.’nın 45. maddesi uyarınca hukuki bağlantı sebebiyle eldeki dava ile birleştirilmiş ve açılan davaların reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali tescil, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 13.01.1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman bilirkişi tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada 47 nolu orman kadastro komisyonunca önce orman sınırları içine alınıp, sonrada 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığının belirlendiğine, orman kadastrosunun 13.01.1988 tarihinde ilan edilerek kesinleştiğine, dava konusu parselin orman
rejimi dışına çıkarılan tarla niteliği ile Hazine adına tapu kaydının oluşturulduğuna ve taşınmazın artık kamu malı olduğuna, bu sebeple çekişmeli taşınmaz hakkında gerçek kişilerin el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davası açmayacaklarına, tapu iptali ve tescil davasının 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesinde anılan 10 yıllık süre içerisinde tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunularak açıldığına, ne var ki;
kesinleşen orman kadastrosunun iptalinin 3402 sayılı yasanın 16/D ve 6831 Sayılı Yasanın 3373 Sayılı Yasa ile değişik 11/1 maddesi gereğince ancak tapuya dayanılarak 10 yıllık süre içerisinde istenebileceğine, bu durumda davacının hak düşürücü süre nedeniyle kesinleşen orman kadastrosunun iptalini isteyemeyeceğine, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca orman rejimi dışına çıkarılan yerler üzerinde oluşturulan tapu kayıtlarına ve sürdürülen zilyetliğe hukuken değer verilemeyeceğine göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 13/09/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.