Kadastro sırasında çekişmeli ... köyü 116 ada 31 parsel sayılı 12783,09 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ... ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... birleştirilen 2006/524 esas sayılı dava dosyası ile taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır
Davacı ...; ana dosya ile Hazine, Köy Tüzelkişiliği ve davalı taşınmazların zilyedini taraf göstererek açtığı davada çekişmeli taşınmazların resmi belgelerin uygulanması neticesinde orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmeni talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile 116 ada 31 nolu parselin orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi gereğince yapılan ve dava tarihi itibariyle kesinleşmeyen orman kadastrosunun bulunduğu ve orman kadastro çalışmalarının bulunduğu ve çekişmeli taşınmazların bu işlem sırasında orman sınırları dışında bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi gereğince yapılan ve dava tarihi itibariyle kesinleşmeyen orman kadastrosunun bulunduğundan kısmi ilana çıkartılan orman parsellerinin dışında kalan taşınmazlar yönünden ... ve Orman Bakanlığı ya da Orman Genel Müdürlüğü tarafından orman savı ile otuz günlük askı ilan süresi içinde kadastro mahkemelerinde açılacak orman kadastrosuna itiraz davalarında, yapılan kadastro işleminin özelliği ve açılacak davanın niteliği gereği,
husumetin Hazine veya taşınmazın içinde bulunduğu Köy Tüzelkişiliği ya da taşınmazda hak sahibi olduğu varsayılan gerçek veya tüzel kişilere karşı açılabileceğini kabul etmek gerekir. Bu nedenle ... temyize konu ana dosya ile Hazine, Köy Tüzelkişiliği ve davalı taşınmazların zilyedini taraf göstererek dava açmış bulunmaktadır .
Daha sonra yapılan ve ilan edilen genel arazi kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmazlar davalı gerçek kişiler adına tespit görmüş olup davalı Hazinenin davada taraf sıfatı kalmadığı gibi davaya H.Y.U.Y.'nun 26/D maddesi gereğince usulüne uygun şekilde müdahalesi ve kararı temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından temyiz dilekçesinin REDDİNE 23.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.