KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/16146 E., 2008/4763 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2008
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında ... Köyü 101 ada 63 ve 64 parsel sayılı sırasıyla 1.827,60 m2 ve 2.454,54 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, senetsiz ve belgesizden taşlık ve çalılık niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ... ve arkadaşları, ırsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak çekişmeli taşınmazların adlarına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptal edilerek davacılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır.
Hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda; çekişmeli taşınmazların 1952 tarihli ... fotoğrafından elde edilen topoğrafik memleket haritasında ve 1959 yılına ait ... fotoğraflarında koyu renkli makilik alanda gözüktükleri, % 6 eğimli oldukları, orman sayılmayan yerlerden bulundukları ifade edilmiş ise de çekişmeli taşınmazlar ile komşularının dört tarafı Devlet Ormanı ile çevrili olup davacı kişiler tapu kaydına tutunmamışlardır.
Çekişmeli taşınmaza komşu olan parseller hakkında da Hazine, her zaman devletin hüküm tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile dava açabilir. Bu durumda çekişmeli taşınmazlar 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi uyarınca orman içi açıklık niteliğinde olup zilyetlik yoluyla kazanılmalarına yasal olanak bulunmamaktadır. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, ... ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır.
Hukuk Genel Kurulunun 10.12.1997 gün 1997/20 – 808 E., 1997/1039 K.. 13.10.1999 gün 1999/8-689E, 1999/822 K; 10.11.2004 gün 2004/7-531-E, 2004/582 sayılı kararları da bu yöndedir. Diğer taraftan tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan ... kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..
14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş, kalan fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı yasa ile yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca; bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur.
Kaldı ki; çekişmeli taşınmazların üzerinde halihazırda taşlık, çalılık(harnup, melengiç, aşılı ..., defne ve pırnal vb ... türleri) ve ... alanlar bulunmakta olup bu haliyle taşınmazlar zilyetlikle kazanılacak yerlerden değildir. Çekişmeli taşınmazların eylemli durumları karşısında 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerinde düzenlenen imar ihya ve zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinden söz edilemez.
Hal böyle olunca, davacı kişilerin davasının reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2007/16146, K. 2008/4763, 26 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama