Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 16/03/2006 gün ve 2005/15178 - 2006/3379 sayılı bozma kararında özetle.
"6831 Sayılı Yasanın 3373 Sayılı Yasa ile değişik 11/1. maddesine göre orman tahdidine ilişkin altı aylık süre içinde kadastro mahkemesinde dava açılabileceği, dava açılmadığı takdirde orman kadastrosunun kesinleşeceği bu sürenin hak düşürücü süre olduğu belirtildikten sonra aynı maddede tapulu taşınmazlarda tapu sahiplerinin on yıllık süre içinde orman kadastrosuna itiraz davası açma haklarının olduğu da belirtilmiş ve sadece somut olayda altı aylık askı ilan süresi içinde dava açılmadığından, davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olmadığı,
görev konusu kamu düzene ilişkin olup, tapuda kayıtlı taşınmazlar için on yıllık hak düşürücü süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz davalarında zilyetliğe dayalı olarak davacı adına oluşturulan tapu kaydına değer verilip verilemeyeceğinin görevli mahkemede değerlendirilmesi gerekeceği düşünülerek, görevsizliğe karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra görevsizlik kararı ile dava dosyası Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde yazılı on yıllık süre içinde tapuya dayalı olarak açılan orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 26/05/1994 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, tamamı 3674 m2 olan Seydiköy 2173 sayılı parselin orman ve ... bilirkişiler rapor ve 16/05/2005 tarihli krokiye göre 1438.91 m2'lik bölümünün orman sınırı içine alınmış olduğunu, bu bölümün halen ve eylemli olarak 40 - 45 yaşında kızılçam ağaçları ile kaplı bulunduğu ve bitişikteki Kocadağ Devlet Ormanın devamı niteliğinde bulunduğu geri kalan 2235.09 m2'lik bölümün orman sınırı dışında kalıp, dava konusu olmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacının temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 17/03/2008 günü oybirliğiyle karar verildi.