İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/16386 K.2009/3202

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün davacı ve davalı gerçek kişiler ile tebliği aşamasında Orman Yönetimi 23.9.2008 tarihli dilekçe ile çekişmeli taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya…

Esas2008/16386Karar2009/3202Tarih24 Şubat 2009Okuma6 dk · 1.199 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2008/16386 E., 2009/3202 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Şubat 2009
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.199 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün davacı ve davalı gerçek kişiler ile tebliği aşamasında Orman Yönetimi 23.9.2008 tarihli dilekçe ile çekişmeli taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili istemiyle harcını vererek davaya katıldığını bildirerek hükmü temyiz etmiştir. Temyiz dilekçelerinin süresinde olduğundan dilekçelerin kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü;

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacılar ... ve arkadaşları 12/08/1994 tarihli dava dilekçesiyle. Orman Yönetimi ve Hazine aleyhine Asliye 2. Hukuk Mahkemesinde açılan davada, ... tarafından Orman Yönetimi aleyhine açılan orman tahdidine itiraz davası sonucunda Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesinin 1957/257 E. ve 1959/1223 sayılı kararı ile ...

Köyü mevkiindeki taşınmaza Orman Yönetiminin el atmasının önlenmesine karar verildiğini, daha sonra bu davaya konu olan taşınmazın ... mirasçıları, ... ... ve arkadaşları tarafından 1984 yılında kendilerine satılan ve o tarihten beri zilyetliklerinde bulunan ve tapusuz olan 16 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın adlarına tescilini istemişlerdir.

Mahkemece 10/06/1997 gün ve 1997/479-346 sayılı kararla 17/12/1996 günlü ... bilirkişi ... ... 'in düzenlediği krokide 17054 m2 yüzölçümünde gösterilen taşınmaz hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 14868 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacılar adına tesciline, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş, bu hükmün Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 26/03/1998 gün ve 1997/7475-3287 sayılı kararı ile "...

Belediye Başkanlığının davaya dahil edilip taraf oluşturulması" gereğine değinilerek bozulmuş, bozma kararına uyularak ...

Belediye Başkanlığı davaya dahil edilmiş, bu kez mahkemece 01/06/1999 gün ve 1998/759-350 sayılı kararla taşınmaz hakkında 1007 parsel numarası ile kadastro tutanağı düzenlendiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş, kadastro mahkemesi sıfatıyla Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1999/738 sayısına kaydedilen davanın 16/11/1999 günlü oturumunda tescile konu olan taşınmazın 14.800,32 m2 yüzölçümündeki bölümü hakkında 1007 parsel numarası ile kadastro tutanağının düzenlendiği bir kısmının ise 1244 sayılı parsel içinde kaldığı,

ancak 1244 sayılı parselin kadastro tespitinin tutanağı düzenlenmediği gerekçesi ile 1244 sayılı parsele ilişkin dava ayrılarak kadastro mahkemesinin (Asliye 1. Hukuk Mahkemesi) 1999/937 sayısına kaydedildikten sonra, mahkemenin 13/02/2001 gün ve 1999/738-140 sayılı kararı ile "1007 sayılı parselin orman niteliğini yitiren yerlerden olması nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına tesciline, beyanlar hanesinde ..., ... ve ...'ın işgalci olduğunun yazılmasına 1244 sayılı parselle ilgili dava ayrıldığından,

bu parsel hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiş, hükmün davalı hazine ile davacı gerçek kişiler tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 16/09/2002 gün ve 2002/2791-4417 sayılı kararı ile "1007 sayılı parselin 1939 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde iken 1988 yılında kesinleşen 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesinin 02/12/1959 gün ve 1957/257-1223 sayılı dosyanın bulunamadığı, krokisinin olmadığı, sadece karar örneğinin bulunduğu, bu kararda ...

Güven tarafından dava edilen iki parça taşınmazlardan biri hakkındaki davanın kabul, diğeri hakkındaki davanın reddedildiği, kabul edilen davada sadece Orman Yönetiminin elatmasının önlenmesine karar verildiği, orman tahdidinin iptali yönünde bir karar verilmediği, bu durumda kesinleşmiş olan orman tahdidinin iptal edildiğinden söz edilemeyeceği, davacıların şağil olarak gösterilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle hüküm onanmış ve kesinleşmiştir.

1999/738 Esas sayılı dosyadan ayrılarak kadastro mahkemesinin (Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin) 1999/937 sayısına kaydı yapılan davada, 1244 sayılı parsel hakkında kadastro tutanağı düzenlenmediğinden dava görev yönünden red edilerek Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş ve yeniden Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 2000/628 sayısına kaydı yapılmıştır.

Diğer taraftan, 2000 yılında yapılan kadastro sırasında ... Köyü 1568 parsel sayılı 1.196,50 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile ... Tan adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine; çekişmeli taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğu, Hazine adına tapuya tescili istemiyle kadastro mahkemesi sıfatıyla ... 1. asliye hukuk mahkemesinde 200/495 esas sayılı davayı açmıştır.

Davaya ..., ... ve ...'ın katılmasından sonra bu dava dosyası , Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 2000/628 sayılı dosyası ile birleştirilmiştir. Mahkemece. Hazinenin davasının reddine, gerçek kişilerin davasının kabulüne, dava konusu 1568 sayılı parselin ..., ... ve ... adlarına tesciline karar verilmiş hükmün Hazine ile Orman Yönetimi tarafından temyizi üzerine Dairece bozulmuştur.

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14.2.2006 gün 2006/1053-1535 sayılı bozma kararında özetle “Dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde 1956 yılında 766 Sayılı Yasaya göre yapılan tapulama çalışmalarında çekişmeli taşınmazın orman olarak tapulama dışı bırakıldığının anlaşıldığı, çekişmeli taşınmazın, 1940 yılında yapılan orman tahdit sınırları dışında bırakıldığı, yörede 1940 tahdidinden sonra 4785 Sayılı Yasa gözetilerek başka bir orman kadastrosu yapılmadığı, 1988 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulama çalışmaları sırasında da 1940 tarihli orman sınırlarında bir değişiklik yapılmadığı,

bu durumda, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden önce yapılan 1940 yılı tahdidinin uygulanması suretiyle taşınmazın orman niteliğinin saptanamayacağı, 13/07/1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa ile tüm ormanlar devletleştirildiğinden ve 1956 yılında yapılan kadastro çalışmalarında da çekişmeli taşınmaz orman olarak tapulama dışı bırakıldığından dava konusu parselin orman olduğunun kabulünün zorunlu olduğu,

kişilerin herhangi bir belgeye de dayanmadıkları, ormanların veya orman topraklarının zilyetlikle kazanılmayacağı, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 16/09/2002 gün ve 2002/2791-4417 sayılı kararında da açıklandığı gibi Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesinin 02/12/1959 gün ve 1957/257 - 1223 sayılı dosyanın bulunamadığı, krokisinin olmadığı bu nedenle uygulanma olanağı bulunmayan ilamın dava konusu taşınmaza ait olduğu kabul edilemeyeceği gibi, bu kararın davada taraf olmayan Hazineyi de bağlamayacağı, sözü edilen davada 1940 yılı tahdit sınırları dışında olan taşınmaza, Orman Yönetiminin el atmasının önlenmesinin istendiği,

1940 yılı tahdidi iptal edilmeyerek Orman Yönetimi aleyhindeki elatmanın önlenmesi davasının kabul edildiği,da va konusu taşınmazın, 1940 yılı tahdit sınırları dışında bulunduğundan Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesinin 1957/257- 1959/1223 sayılı kararının dava konusu taşınmazla bir ilgisinin olmadığının kabulünün gerektiği, ancak, 3402 Sayılı Yasanın 26/son ve 27. madde hükümlerine göre kadastro mahkemesinin yetkisinin her taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlayacağı ve genel mahkemelerin görevinin bu tarihte sona ereceği, dava konusu taşınmaz hakkında 1568 numara ile kadastro tutanağı düzenlendiğine göre, görevli

mahkemenin kadastro mahkemesi olduğu, görev konusunun kamu düzeniyle ilgili olup mahkemece resen (kendiliğinden) gözönünde bulundurulması gerektiği, açıklanan bu olgular karşısında mahkemece davanın görev yönünden reddine ve dava dosyasının kadastro mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak davanın görev yönünden reddine karar verilmiş ve davaya kadastro mahkemesi sıfatıyla ...

1. asliye Hukuk mahkemesinde devam edildikten sonra kişiler tarafından açılan davanın reddine, Hazinenin davasının kabulüne, dava konusu 1568 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptal edilerek tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm katılan ... Yönetimi ve davacı-davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Yasaya göre 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 15/06/1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1940 yılında yapılan orman tahdidinin aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.

İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, mahkemece Hazinenin davasının kabulü, kişilerin davasının reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Ancak; kadastro tespit tarihinden önce çekişmeli taşınmaz hakkında dava bulunduğundan taşınmazın ... hanesinin açık bırakılarak tutanağının düzenlenmesi gerektiği, mailk hanesinin belirlenmesinin sonuca etkili olamayacağı, ... hanesi açık olan taşınmaz hakkında, kadastro hakiminin düzenli ve doğru sicil oluşturmasının zorunlu bulunduğu,

3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince gerçek hak sahibi adına tescili gerekeceği, taşınmaz 1956 yılında yapılan ilk tesis kadastrosunda orman olarak tespit harici bırakıldığı bu nedenle, 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca orman olduğu saptanan taşınmazın bu niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, hüküm yerinde “tarla niteliği ile ” denilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

Bu sebeple, hükmün 2. bendinin son cümlesinde yer alan “tarla” sözcüğünün kaldırılarak ; bunun yerine, “orman ” sözcüğünün yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 24.02.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2008/16386, K. 2009/3202, 24 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/16386
Karar No
2009/3202
Tarih
24 Şubat 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/16389 K.2009/1484
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/16393 K.2009/2994
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/16404 K.2009/2246
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/16405 K.2009/2165
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/16406 K.2009/1215
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/16407 K.2009/1592

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.