KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/10825 E., 2010/14152 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki mera sınırlamasının iptali davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... Yönetimi,.... Köyü 107 ada 41 sayılı kadastro parselinin 2 nolu mera parsel numarasıyla mera komisyonunca mera olarak sınırlandırıldığını, ancak; taşınmazın 10.681 m2'sinin orman sayılan yerlerden olduğunu bildirerek bu bölümle ilgili mera sınırlamasının iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile taşınmazın (A)=9777 m2 bölümünün orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, kalan bölümün mera özel siciline kaydına karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava 4342 Sayılı Yasaya göre yapılan mera sınırlamasının iptali istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Orman kadastrosu ve genel arazi kadastrosu çalışmalarına 2009 yılında başlanmış ve halen devam etmektedir. 3402 Sayılı Yasanın 4. Maddesine göre yapılan ve dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastro çalışmasında çekişmeli taşınmaz orman sınırı dışında bırakılmıştır.
Orman Yönetimi, 4342 Sayılı Yasaya göre çalışan mera komisyonunun 2006 yılında, 2 numaralı mera parseli olarak belirlediği yerin orman olduğunu iddia etmektedir. Kadastro Müdürlüğünden gelen yazılardan, çekişmeli taşınmazın kadastro öncesi mera olarak tahsis edildiğinden, kadastro tesbit tutanağı düzenlenmeksizin, mera özel siciline kaydının yapılması için 107 ada 41 parsel numarası verildiği anlaşılmaktadır.
3402 Sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca kadastro müdürü, çalışma alanında işe başlamadan önce taşınmaz mallar hakkında yerel hukuk mahkemelerinde görülmekte olan ve henüz kesinleşmemiş davaların listesini alıp tüm belgelerle birlikte kadastro teknisyenliğine verir. Bundan sonra o çalışma alanında bulunan taşınmaz mallar hakkında yerel hukuk mahkemelerine açılan davalar kadastro müdürüne bildirilir.
Kadastro müdürü, bu listedeki taşınmaz malların tespiti yapıldıktan sonra bunlarla ilgili tutanakları bir hafta içerisinde kadastro mahkemesine gönderir. Aynı yasanın 10. Maddesinde ise komisyon kendisine intikal eden itirazlı tutanakları inceler, eski tutanağın yerine kaim olmak üzere hak sahibini belirleyici yeni bir tutanak düzenler, sonuca varılamayan veya mahkemenin takdirine bırakılan konular kadastro mahkemesine devredilir.
Somut olayda; orman ve arazi kadastrosu, davanın açıldığı 2007 yılından sonra (2009 yılında) başladığına göre kadastro müdürlüğünce çekişmeli taşınmazla ilgili tutanak düzenlenmemiş olması doğru değildir
O halde; mahkemece, çekişmeli taşınmaz kadastro çalışmalarından önce davalı olduğundan tespit tutanağı düzenlenmesi için Kadastro Müdürlüğüne yazı yazılmalı, daha sonra davanın aynı zamanda orman ve arazi kadastrosuna itiraz niteliğinde olduğu, davanın 3402 Sayılı Yasanın 11 ve 6831 Sayılı Yasanın 11. maddeleri gereğince Kadastro Mahkemesinde görülmesi gerektiği ve görevin kamu düzenine ilişkin olduğu gözönünde bulundurularak görevsizliğe karar verilerek kadastro mahkemesine gönderilmelidir.
Kadastro mahkemesince kadastro müdürlüğünce düzenlenip gönderilecek tespit tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek 3402 Sayılı Yasanın 27. Ve 30. Maddelerine göre inceleme yapılıp, çekişmeli taşınmaz hakkında gerçek hak sahibi adına sicil oluşturulacaktır. Açıklanan hususlara uyulmadan ve görev konusu düşünülmeden karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2010/10825, K. 2010/14152, 11 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama