Kadastro sırasında ... Köyü Kürardı Mevkii 246 ada 1 parsel sayılı 5973,24 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, atalarından intikalen Durmuş oğlu Yaşar Demirtaş zilyetliğindeyken 02.03.1993 tarihinde ... ve ... ya sattığı, o tarihten sonra adı geçenlerin zilyet ettiği, ancak taşınmazın 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/425 esasta davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir.
2. Asliye Hukuk Mahkemesinde davacılar ... ve ... tarafından davalı sıfatıyla Hazine, Orman Yönetimi ve Köy tüzelkişiliği aleyhine, çekişmeli taşınmazın Medeni Yasanın 713. Maddesi hükümlerine göre tapuya tescili istemiyle açılan davalar ile ... ... çocukları ...mirasçıları ve mirasçılarından ...Mirasçıları terekesi mümessili ...
Üye tarafından davalı Hazine ve köy tüzel kişiliği ile ... ve ... taraf gösterilerek, tescil davasına konu taşınmazın Temmuz 1969 gün ve 63,64 ve Şubat 1962 tarih 4 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığından, tapu maliki mirasçıları adına tescili istemiyle açtıkları davalar birleştirilip, ... ...’nin davasının açılmamış sayılmasına karar verildikten sonra, 3402 Sayılı Yasanın 27. Maddesi gereğince Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.
Mahkemece davaların reddine çekişmeli parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş hüküm davacı gerçek kişiler tarafından yararlarına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu, davalı Hazine tarafından ise taşınmazın tarla niteliğinde olduğu, orman niteliğiyle Hazine adına tescilinin yasal olmadığı iddiasıyla temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 1988 ila 1990 yıllarında yapılıp 08.07.1991 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşmemiş olan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 ve 3302 Sayılı Yasalar ile değişik 2/B uygulaması vardır.
Taşınmazın bulunduğu ... köyünün bir bölümünde genel arazi kadastrosu ilkin 1970 yılında yapılmıştır.
Kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarıyla eski tarihli haritaların uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, çekişmeli parselin, krokisinde (A) ile gösterilen bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeki üzerinde orman ağaçları da bulunan devlet ormanı niteliğinde olduğu,
taşınmazın diğer bölümünün ise her ne kadar 1966 yılında yapılıp 1969 yalında kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı ve tarla olarak kullanıldığı bildirilmişse de, diğer bölümü ile toprak yapısı ve bitki örtüsü olarak aynı yapıda, sınırdaki devlet ormanını devamı niteliğinde olduğu,
üzerindeki ağaçlardan kısa bir süre önce arındırılması ve sürülmeye başlanmasını, orman niteliğini bir anda kayıp etmesine yol açmayacağı, çekişmeli parselin tamamının aynı yapıda devlet ormanın devamı niteliğindeki yerlerden olduğu belirlenip, çekişmeli parselin bulunduğu yörede ilk orman kadastrosu 1966 yılında seri usulüne göre, her hangi bir köy yada belde sınırı esas alınmadan ve isimleri belirlenen orman bazında yapılıp 1969 yalında kesinleştiği, daha sonra 1981 ve 1991 yılında çalışan orman kadastro Komisyonlarınca, her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosu yapılmayıp,
sadece aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B Madde uygulaması yapıldığı,başka bir deyişle çekişmeli taşınmazın orman niteliğini belirleyen bir çalışmanın bu güne kadar yapılmadığı, 02.12.2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4999 Sayılı Yasanın 3. maddesi ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. Madde 1. fıkrasının “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanların, hususi ormanların,
orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti ile 2 nci madde uygulamaları ile ilgili olarak kadastrosu kesinleşmiş yerlerde tespit edilen fenni hataların düzeltilmesi işleri orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” Hükmü gereğince, daha önce sınırlaması yapılmış olup da her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosunu yapma görev ve yetkisini verdiği,
15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmelik’in 10. maddesinin a bendinde orman kadastro komisyonlarının aynı görev ve yetkisi tekrarlandıktan sonra 26/h Maddesinde “Her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanlar,” ın devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı öngörüldüğü, çekişmeli parselin kadastro tesbit tutanağının, genel mahkemede dava konusu olması nedeniyle malikhanesinin açık olarak düzenlendiği,
3402 Sayılı Yasanın 30/2 Maddesi gereğince taşınmazın niteliğinin ve malik hanesinin, Kadastro Hakimince resen yapılacak araştırma ile yapılacağı, hususları gözetilerek, çevresinde bulunan aynı karakterdeki devlet ormanının devamı niteliğindeki çekişmeli parselin, 1969 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakılsa da, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7/1 maddesi gereğince her zaman orman olarak sınırlandırılabileceği gözetilerek,
gerçek kişinin açtığı davanın reddine ve çekişmeli parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı gerçek kişiler ile davalı Hazinenin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Yargıtaydaki duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 750,00.-TL'şer Avukatlık ücretinin davacı gerçek kişilerden alınarak, duruşmada kendini avukatlı ile temsil ettiren Hazine ve Orman Yönetimine verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişilere yükletilmesine,
Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 28/10/2010 günü oyçokluğu ile karar verildi.