İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/15374 K.2011/1297

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi ve davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra…

Esas2010/15374Karar2011/1297Tarih17 Şubat 2011Okuma5 dk · 1.020 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/15374 E., 2011/1297 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Şubat 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.020 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi ve davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı ... Yönetimi, ... Köyü, 954 parsel sayılı 8960,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalı adına kayıtlı olduğunu, yörede 2005 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını ve fiilen orman olduğunu belirterek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin 02.10.2009 günlü teknik bilirkişinin krokisinde (A1) ve (B2) ile gösterilen bölümlerinin tapu kaydının iptaline, orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan ve fiilen orman olan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 2007 yılında 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu taşınmaz kısmen orman sınırları içinde bırakılmış, daha önce 1970 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise kişiler adlarına özel mülk olarak tespit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.

İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve fen bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu,

dava konusu taşınmazın kısmen (A1 ve B2 ile gösterilen bölümlerinin) 2007 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde öngörülen orman kadastrosunun iptali için öngörülen hak düşürücü sürelerin geçtiği, davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı,

orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmaz kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.'nın 1023.

(E.M.Y. 931 - İsviçre M.Y.974) maddesindeki "iyi niyetle edinme" kuralının da uygulanamayacağı belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacının ve davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 17.02.2011 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Çekişmeli Lala Köyü 954 parsel sayılı 8960 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 29/10/1969 tarihinde yapılan arazi kadastrosu sırasında tarla niteliği ile 07/10/1960 gün ve 24 sayılı tapu kaydı ve 279, 280 tahrir sayılı vergi kayıtlarına dayanılarak ... adına tespit edilmiş, 01/04/1970 - 02/05/1970 tarihleri arasında ilan edilerek itiraz edilmediğinden kesinleşmiş ve tapuya tescil edilmiş, 24/08/1971 tarihinde de bağış yoluyla davalı ... adına tescil edilmiştir.

Yörede 2005 yılında orman kadastrosu yapılmış, 10/02/2007 tarihinde kesinleşmiştir.

Davacı ... Yönetimi vekili, 02/02/2009 günlü dilekçesi ile 954 sayılı parselin kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı, fiili ve hukuki durum itibariyla orman vasfında olduğu iddiasıyla tapu kaydının iptalini ve orman olarak Hazine adına tescilini talep etmektedir.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne, krokide (A1) ve (B2) ile gösterilen bölümlerin tapu kaydının iptaline, orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi vekili tarafından taşınmazın tamamının orman vasfında olduğu gerekçesiyle, davalı ... vekili tarafından, davanın esasına girmeden önce taraf teşkili yapılması gerektiği halde müvekkiline tebligat yapılmadan yerinde keşif yapıldığı, delillerini ibraz etme imkanı verilmeden keşif zaptının verildiği ve dosyanın karara çıkarıldığını, taşınmazın eski tapusu bulunduğunu, bu tapu kayıtlarının dahi getirtilmediğini belirterek hükmü temyiz etmiştir.

Dosyanın incelenmesinde; davalıya 05/02/2009 günlü tensip tutanağı gereğince tebligat çıkarıldığı, köyde ikamet etmediğinden tebligat yapılamadığı, 14/04/2009 günlü duruşmada yerinde 15/05/2009 tarihinde keşif yapılmasına karar verildiği ve bu tarihte keşif yapıldığı, 30/06/2009, 29/09/2009, 28/10/2009 ve 10/12/2009 günlü duruşmalarda bilirkişi raporlarının beklendiği ve davalının tespit edilecek adresine tebligat yapılmasına karar verildiği, fakat tebligat çıkarılamadığı, bilirkişi harita mühendisi ve orman yüksek mühendisinin 21/12/2009 tarihinde raporlarını ibraz ettikleri, davalı ...'in ...

Köyü ... adresine bilirkişi raporlarının gönderildiği ve Tebligat Kanunun 21. maddesine göre 15/01/2010 tarihinde tebliğ edildiği (Bu tebligat 21. maddeye göre usulüne uygun değildir.), davalının 21/01/2010 günlü duruşmaya geldiği ve "tüm delillerini bildirmek üzere 5 gün kesin süre" verildiği, davalının 25/01/2010 tarihinde itirazlarını içeren dilekçe verdiği ve 23/02/2010 günlü duruşmada da davanın kısmen kabulüne karar verildiği görülmektedir.

Davalıya dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmeden ve delilleri sorulup toplanmadan keşif yapılması, davalı köyde oturmadığı halde köye çıkarılan tebligatın Tebligat Kanununun 21. maddesine uygun olmayan şekilde yapılması, taraf teşkili yapılmadan keşif yapılıp karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, kabule göre de, 954 sayılı parsel 07/10/1960 tarih ve 24 sayılı tapu kaydı ile 279, 280 tahrir sayılı vergi kayıtlarına dayanılarak tespit edildiği halde, vergi ve tapu kaydı ilk tesisinden itibaren tüm gittileri ve revizyon gördüğü parsellerle birlikte getirtilip uygulanmaması, tapu kaydı Orman Yönetiminin taraf

olduğu tescil hükmü ile oluşmuş ise Orman Yönetimini bağlayacağının düşünülmemesi, bilirkişilerin raporlarında memleket haritası ve hava fotoğrafında sadece çekişmeli taşınmazı göstermekle yetinip geniş kadastro paftasıyla ölçekleri eşitleyerek çakıştırma yapmamaları ve mahkemece eksik inceleme ile karar verilmesi de doğru değildir.

Ayrıca 6831 Sayılı Kanunun 11. maddesi gereğince orman kadastrosuna 6 ay içinde itiraz edilmez ise kesinleşir. Ancak, tapu kaydına dayanılarak 10 yıl içinde iptal davası açılabileceği ve orman kadastrosu kesinleştikten sonra 10 yıl geçmediği halde davalının bu hakkını da ortadan kaldırarak ve kesin hüküm oluşturacak şekilde tapu kaydının iptaline karar verilmesi de yasanın amacına, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, A.İ.H.M. Kararları, Anayasa ve Yasalarla güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlali niteliğindedir.

O halde; mahkemece davalıya usulüne uygun şekilde dava dilekçesi tebliğ edilip, delilleri toplanıp, davalının orman kadastrosunun iptali talebi ile dava açması halinde bu dosya ile birleştirilip, yöreye ait en eski hava fotoğrafı ve memleket haritası getirtildikten sonra yerinde yeniden keşif yapılarak memleket haritası ve hava fotoğrafı ölçekleri kadastro paftası ölçeği ile eşitlenip birbiri üzerine çakıştırılarak bilirkişilerden rapor alınması, davalının dayandığı tapu kaydının ilk tesisinden itibaren getirtilip uygulanması, kapsamının belirlenmesi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve tahdit haritasına göre konumu belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulması gerekirken onama yönündeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2010/15374, K. 2011/1297, 17 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/15374
Karar No
2011/1297
Tarih
17 Şubat 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/15374 K.2011/2208
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/15375 K.2011/1298
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2010/15375 K.2011/1883
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/15376 K.2011/2222
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/15376 K.2011/1299
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/15377 K.2011/2231

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.