İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2011/11767 K.2011/11887

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler ile davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi,…

Esas2011/11767Karar2011/11887Tarih20 Ekim 2011Okuma6 dk · 1.261 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2011/11767 E., 2011/11887 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Ekim 2011
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.261 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler ile davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03.07.2001 gün ve 2001/5402-5908 sayılı bozma kararında özetle. “Mahkemece taşınmaz başında yapılan ilk keşifte hazır bulunan serbest Orman Yüksek Mühendisi ...'ın davaya konu 320 sayılı parselin memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planında ormanlık alanda kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu. 313, 319 parsellerin ise, açık alanda kaldığı; orman sayılmayan yerlerden olduğu.

2. keşifte görev alan ... ve arkadaşları her üç parselin de memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planında palamut meşeliği, bunlara ait kök ve sürgünleri ile pırnal meşesi, bodur ardıç kaplı yerler olup, 6831 sayılı Yasanın 1/H maddesi gereği orman sayılmayan yer olduğunu, 3. keşifte görev alan ... ve arkadaşları ise, davaya konu taşınmazların memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planında düşük eğimli makilik kalıp orman sayılmayan yerlerden olduğu yolunda birbirleri ile çelişen raporlar sundukları, çelişkili raporlara dayanılarak hüküm kurulamayacağı,

bu nedenle taşınmazların başında yeniden önceki keşiflerde yer alan kişiler dışından seçilecek üç serbest orman yüksek mühendisi, bulunamadığı takdirde orman mühendisi ve bir fen elemanı eşliğinde keşif yapılarak davaya konu taşınmazların memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planında hangi alanda kaldıkları; bu haritalarda taşınmazların bulunduğu yerlerin hangi sembollerle gösterildiği, orman olan kesimin neresi olduğunun belirlenmesi, 4785 sayılı Yasanın 2/B maddesi devlet ormanı sayılan yerleri düzenleyen hükümlerin istisnasını oluşturduğu,

davacı tarafın dayandığı K. Sani 1323 t. ... nolu “...” nitelikli tapu kaydının miktarının 30 dönüm olduğu, bu kayda dayanarak gerçek kişilerin edinebilecekleri taşınmaz miktarının 30 dönümü aşamayacağı tapu kaydı miktarı dışında kalan kesim yönünden davanın dinlenme olanağı bulunmadığına” değinilmiştir.

Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan araştırma ve inceleme sonunda bu kez davanın KISMEN KABULÜNE, çekişmeli 319, 320 ve 313 sayılı parsellerin kadastro tesbitinin iptaline çekişmeli 313 ve 319 sayılı parsellerin tamamı ve fen bilirkişi ... tarafından düzenlenen 30.05.2002 tarihli kroki ve raporda (A) ile gösterilen 320 sayılı parselin 8916,48 m2 bölümünün tamamı 20 pay kabul edilerek 5 payının ... kızı ... ve paydaşları, bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 116.133,52 m2 bölümün ise orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler ile davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.

Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.

1) Bozma kararına uyularak yapılan keşifte düzenlenen uzman bilirkişi kurulu raporu ile çekişmeli 320 sayılı parselin bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 116.133,52 m2 bölümünün üzerinde orman bitkileri ve refakat florası bulunan eylemli orman alanı olduğu, dayanılan 30 dönüm yüzölçümündeki tapu kaydının 320 sayılı parselin bu bölümünü kapsamadığı belirlenerek, davacı gerçek kişilerin davasının reddiyle bu bölümün orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından bu bölüme ilişkin hükmün onanması gerekmiştir.

2) Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece bozmaya uyularak yapılan araştırma sonunda çekişmeli 313 ve 319 sayılı parsellerin tamamı ve 320 sayılı parselin 30.05.2002 tarihli bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 8916,48 m2 bölümünün eski tarihli memleket haritasında orman olarak nitelenmediği, üzerindeki palamut ağaçlarının kesildiği,

eylemli olarak ... ve otlarla kaplıysa da, dayanılan palamutluk nitelikli tapu kaydı kapsamında kaldığının belirlendiği gerekçesiyle bu taşınmazlar yönünden davanın kabulüne ve davacılar adına tesciline karar verilmişse de, dayanılan kök tapu kaydının tüm ifrazları ve bunların gittileri ile revizyonları getirtilmesi, tedavüllerdeki miktar artırımlarının yasal dayanağı bulunup bulunmadığı ve Hazineyi bağlayıp bağlamadığı,

kök tapudan müfrez tedavüllerin tümünün başka hangi parsellere revizyon gördüğü yöntemince araştırılmamış, hükme dayanak yapılan orman bilirkişi kurulu raporunda uygulanan memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planının tarihi bildirilmemiş, bu belgelerdeki konumu denetime olanak tanımayacak biçimde basit kroki olarak işaretlenmiştir. Bozmaya uyulduğuna göre gerekleri tam olarak yerine getirilmelidir.

Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785, 5658, 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 sayılı Yasa ile sadece hangi nitelikteki taşınmazların devlet ormanı sayılacağını göstermiş ve devlet ormanlarının kadastrosunun yapılmasını öngörmüştür. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuş ve iadenin koşulları aynı yasada gösterilmiştir.

Katılımı olmaksızın oluşan tapu kaydı Hazineyi bağlamaz. 6831 sayılı Yasanın 3373 sayılı Yasa ile değişik 1/F maddesi, öncesi orman olmayan taşınmazlar bakımından söz konusu olabilir. Orman tapuları miktarı ile geçerlidir.

O halde mahkemece, dayanak tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren, cins ve miktar değişikliklerini evrakı müsbitesi ile birlikte içeren tapu kayıtlarının tüm müfrezleri, tüm gittileri ve bu gittilerin revizyonlarını gösteren örnek ve krokileri, dayanak tapu kaydının tüm müfrez ve gittilerinin revizyon gördüğü parsellerin tümünün tutanakları ile bu parselleri dıştan çevreleyen komşu parsellerin tespit tutanakları ile var ise bu parselleri dayanağı olan tapu ve vergi kayıtları, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip dosya keşfe hazırlanmalı,

daha sonra önceki bilirkişiler dışında halen ... ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, üç ziraat uzmanı, bir harita mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmazlar ile birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planında ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli;

toprak yapısı, bitki örtüsü, kapalılık ve hakim ağaç türü ile çevresi incelenmeli, 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..

14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından,

yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı;

dayanak tapu kaydı yeterince yaşlı yerel bilirkişiler vasıtasıyla yöntemince zemine uygulanmalı, yerel bilirkişi sözleri komşu parsel kayıtları ile denetlenmeli, kök tapu kaydının değişebilir nitelikte sınırlar içerip içermediği tahkik edilerek, değişebilir sınırlar içeriyorsa, 3402 sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamının belirleneceği gözetilerek, buna göre sabit sınırlarından başlanarak uygulanmak suretiyle kapsamı belirlenmeli; tapu kaydının asıl kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmeli;

tapu miktarını belirlemede kök tapu kaydının miktarı gözetilmeli, sonraki miktar artışlarının Hazineyi bağlayıp bağlamayacağı tartışılmalı tüm deliller birlikte değerlendirip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.

Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

1) Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle davacı gerçek kişilerin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle çekişmeli ... köyü 320 sayılı parselin 30.05.2002 tarihli fenbilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 116.133,52 m2 (11 hektar 6133 m2 ve 52 dm2 ) yüzölçümündeki bölümüne ilişkin hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişilere yükletilmesine,

2) Yukarıda ikinci bendde açıklanan nedenlerle Hazinenin temyiz itirazlarının kabulüyle çekişmeli ... köyü 319 ve 313 sayılı parsellerin tamamıyla 320 sayılı parselin 30.05.2002 tarihli fen bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 8916,48 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin hükmün BOZULMASINA 20.10.2011 günü oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2011/11767, K. 2011/11887, 20 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/11767
Karar No
2011/11887
Tarih
20 Ekim 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/11767 K.2011/11706
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2011/11768 K.2011/9330
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2011/11768 K.2011/11473
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/11768 K.2011/14783
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/11768 K.2011/12331
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/11769 K.2011/13964

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.