İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/13799 K.2013/2860

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi birleşen dosya davacısı-davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya…

Esas2012/13799Karar2013/2860Tarih18 Mart 2013Okuma4 dk · 812 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2012/13799 E., 2013/2860 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Mart 2013
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

812 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi birleşen dosya davacısı-davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerde 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen Ek 4. madde uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında,.... Köyü, 215 ada 6, 7 ve 8 parsel sayılı sırasıyla, 783,02 m²; 698,11 m² ve 964,15 m² yüzölçümündeki taşınmazlar 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, orman kadastro komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden oldukları gerekçesiyle, tutanaklarının beyanlar hanesine 2/B madde ve 215 ada 8 parselde kullanım şerhi verilmeksizin tarla niteliğiyle, 215 ada 6 parselde davalı gerçek kişilerin miras bırakanı .... ve 215 ada 7 parselde ... lehine kullanım şerhi verilerek, tarla niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmişlerdir.

Davacı ..., dava konusu taşınmazlardan 215 ada 6 parsel sayılı taşınmazın köy tüzel kişiliğinin kullanımın da olmasına rağmen beyanlar hanesine hatalı olarak davalı gerçek kişilerine miras bırakanı .... lehine kullanım şerhi verildiği iddiasıyla, 215 ada 6 parselin beyanlar hanesine köy tüzel kişiliği lehine kullanım şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır.

Birleşen dosya davacısı ..., dava konusu 215 ada 7 parsel sayılı taşınmazın kendi kullanımında olmasına rağmen hatalı olarak davalı ... lehine kullanım şerhi verildiği iddiasıyla, 215 ada 7 parselin beyanlar hanesine lehine kullanım şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır.

Birleşen dosya davacısı ...,.... Köyü, 90 parsel sayılı taşınmazın kuzeyinde bulunan OS 11283-11284-11285 hatlarının içinde bulunan yaklaşık 2000,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın kullanım kadastrosuna konu edilmediğini, aynı yerde bulunan diğer arazi parçasının da kendi kullanımında olmasına rağmen 215 ada 7 parsel sayısıyla davalı ... lehine kullanım şerhi verildiği iddialarıyla, hakkında tutanak düzenlenmeyen 2000,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ile 215 ada 7 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde lehine kullanım şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır.

Birleşen dosya davacısı Hazine vekili, dava konusu 215 ada 8 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik ölçüldüğü ve eksik ölçülen bölümün taşınmazın güneyinde yer alan Sahil .... Köyü 90 parsel sayılı taşınmaza dahil edildiği iddiasıyla, tesbitin iptali ve Hazine adına tescil istemiyle dava açmıştır.

Mahkemece, 1086 sayılı H.U.M.K’nun 45. maddesi gereğince davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda, davacı ... (...) ile birleşen dosya davacısı ...’ın davalarının reddine, birleşen dosya davacısı ...’un davasının kısmen kabulüne ve dava konusu ....

Köyü, 215 ada 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların kadastro tesbitlerinin iptali ile 215 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kullanıcı şerhi verilmeksizin ham toprak vasfıyla kadastro tesbiti gibi Hazine adına, 215 ada 7 parsel sayılı taşınmazın kullanıcı şerhi verilmeksizin orman vasfıyla Hazine adına, 215 ada 8 parselin beyanlar hanesine, “Bu taşınmaz Ali oğlu 1913 doğumlu .... mirasçılarının zilyetliğindedir” şeklinde kullanım şerhi verilerek kadastro tesbiti gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tescillerine, davacı ....’un dava ettiği,

OS 11283-11284-11285 hatlarının içinde bulunan ve 215 ada 8 parsel ile tapulu 90 parsel arasında kalan kısımla ilgili davada mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm birleşen dosya davacısı-davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 5831 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanuna eklenen Ek 4. madde uyarınca yapılan kullanım kadastro tesbitine itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 22.06.1948 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1744 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp sonuçları 25.06.1979 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır.

Mahkemenin 29.03.2012 tarihli kısa kararında “davacı ...'ın davasının reddine, birleşen dosya davacısı ...'un davasının kısmen reddine, kısmen mahkemenin görevsizliğine, birleşen dosya davacısı ...'ın davasının reddine ve ....

Köyü 215 ada 6 parsel sayılı taşınmazın ham toprak niteliği ile ... adına kadastro tesbiti gibi tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhlerinin kaldırılmasına, 215 ada 7 parsel sayılı taşınmazın eylemli orman niteliği ile ... adına kadastro tesbiti gibi tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhlerinin kaldırılmasına,” karar verilmiş iken, hüküm fıkrasında ise, kısa kararda hakkında hüküm kurulmayan ....

Köyü, 215 ada 8 parsel de hükme eklenerek hüküm kurulmuştur. Bu suretle kısa kararla gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında çelişki yaratıldığı anlaşılmaktadır. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz (H.M.K madde 298/2). Asıl olan, duruşma tutanağına yazılıp taraflara tefhim olunan karardır. Tefhim ile birlikte yargılamadan elini çekmiş olan hâkim tefhim ettiği kararı taraflara tebliğ etmek durumundadır.

Sonradan yazılan gerekçeli kararın kısa karara uygun olması zorunludur. 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas ve 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, tefhim edilen kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olmasının gerektiği öngörülmüştür. Asıl talepler bakımından kısa kararda hükmedilmeyen bir hak ve yükümlülüğün gerekçeli kararda hüküm altına alınmış olması veya tersi bir durumun çelişki teşkil etmediğini söylemek olanaklı değildir.

İçtihadı Birleştirme Kararında; çelişkinin varlığı tesbit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu sebeple bozulması gerektiğine işaret edilmiştir. Bu sebeple mahkemece bozmadan önceki kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak suretiyle bir karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 18/03/2013 günü oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2012/13799, K. 2013/2860, 18 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/13799
Karar No
2013/2860
Tarih
18 Mart 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/13800 K.2013/12569
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/13800 K.2013/5199
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/13801 K.2013/4284
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/13801 K.2013/5077
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/13802 K.2013/12582
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/13802 K.2013/4708

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.