KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2012/1887 E., 2012/7870 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Çekişmeli .... Köyü;
1- 298 ada 5 parsel sayılı 3781.01 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğinde Hazine adına tespit edilmiştir. Tutanağın beyanlar hanesinde “Taşınmaz ve üzerindeki bahçe ..... oğlu ...’in kullanımındadır. 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. “ şeklinde şerh bulunmaktadır.
2- 297 ada 3 parsel sayılı 542.61 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğinde Hazine adına tespit edilmiştir. Tutanağın beyanlar hanesinde “Taşınmaz ve üzerindeki bahçe ½ payla ... oğlu ... ve ... oğlu ...’in kullanımındadır. 6831 Sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır.” şeklinde şerh bulunmaktadır.
3- 298 ada 4 parsel sayılı 2696.51 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğinde Hazine adına tespit edilmiştir. Tutanağın beyanlar hanesinde “Taşınmaz ve üzerindeki bahçe 1/2 payla ... oğlu ... ve ... oğlu ...’in kullanımındadır. 6831 Sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır.” şeklinde şerh bulunmaktadır. Davacı çekişmeli taşınmazların 1/2 payının kendi kullanımında olduğundan, beyanlar hanesinde kendisi lehine şerh verilmesi istemi ile dava açmıştır. Mahkemece; Kadastro Yasasının 28. maddesi gereğince davacıya tebliğ edilen meşruhatlı davetiyeye rağmen dava sebeb ve delillerini bildirmediği gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece Kadastro Yasasının 28/2. maddesi hükmü yanlış değerlendirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde davacının dava dilekçesinde keşif, bilirkişi incelemesi ve zilyetlik tanıkları denmek suretiyle delillerinin neler olduğunu bildirmiştir. Bu bildirim, 3402 sayılı Yasanın 28/2 maddesinde sözü edilen deliller için yeterli olup, delillerin dava dilekçesine ekli olmasına gerek bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece yapılacak iş: Davacıya tanıklarını bildirmesi, keşif giderlerini karşılaması hususunda yöntemine uygun ... verilip, inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre işin esası hakkında bir karar verilmelidir.
Diğer taraftan, dava konusu taşınmazın, tesbit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken, davanın açılmamış sayılması ile yetinilmesi de doğru değildir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2012/1887, K. 2012/7870, 24 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama