KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2013/302 E., 2013/5673 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kocaali İlçesi, ... Köyünde 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunun 8. maddesiyle eklenen Ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro tespiti sırasında, dava konusu 105 ada 1 parsel sayılı taşınmaz tarla vasfıyla Hazine adına tesbit edilmiş, tutanağın beyanlar hanesine 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır ve parsel üzerindeki fındık ağaçlarının 1964 doğumlu ... oğlu Olgun...'un kullanımında olduğu şerh verilmiştir. Davacı ...
Yönetimi, taşınmazın bir kısmının 1991 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını belirterek dava açmıştır. Mahkemece; davanın reddine, Kocaali İlçesi, ... Köyü, Beyoğlu Mevkiinde yer alan 105 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Kanunun ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 21.11.1991 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Kural olarak; kadastro davaları, lehine tesbit ya da kadastro komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişilere karşı açılır. Dava, 3402 sayılı Kanunun ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir. Davanın saptanan bu niteliğine göre husumetin taşınmazın tesbit maliki olan Hazine ile beraber, tutanağın beyanlar hanesinde lehine kullanım şerhi verilen kişi veya kişilere birlikte yöneltilmesi zorunludur. Ancak, davacı ...
Yönetimi, sadece Hazineye husumet yöneltilerek eldeki davayı açmıştır. Mahkemece de, tutanağın beyanlar hanesinde lehine kullanım şerhi bulunan ...'un davaya dahil edilmesi gerektiği düşünülmemiştir. Taraf teşkili davanın görülebilme koşullarından olup, mahkemece, re'sen (kendiliğinden) yapılması gereken işlemlerdendir. Mahkemece, davanın eksik taraf teşkiliyle sonuçlandırılması usûl ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2013/302, K. 2013/5673, 16 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama