KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2015/1349 E., 2015/4298 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki tazminat davasında .... Asliye Hukuk Mahkemesi ile ... Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
Dava, ayıplı araç satışı nedeniyle tazmin istemine ilişkindir. Asliye hukuk mahkemesince, davacının tüketici davalının da satıcı olduğu ve ihtilafın tüketici mahkemelerinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur. Tüketici mahkemesi tarafından ise, davalının mesleki amaçla satış yapmadığı ve satıcı tanımına uymadığı, bu nedenle 4077 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanamayacağı ve uyuşmazlığın genel mahkemelerde çözülmesi gereğine değinilirek görevsizlik kararı verilmiştir.
4822 sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
Kanunun 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar.
Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Davanın belirtilen niteliği ve tarafların yargılama sırasındaki iddia ve savunmaları değerlendirildiğinde, davalının 4077 sayılı Kanunda belirtilen “satıcı” tanımına girmediği anlaşılmakla, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında bulunmayan uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/1349, K. 2015/4298, 15 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama