KÜNYE
20. Hukuk Dairesi 2015/16112 E., 2016/2190 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada, ... Kadastro ve ... Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
... Kadastro Mahkemesince, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin 07/02/2005 - 09/03/2005 tarihleri arasında ilân edildiği, davanın ise 04/02/2015 tarihinde açıldığı gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
... Asliye Hukuk Mahkemesi ise, taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi gereğince kadastro çalışması yapıldığı ve davanın da askı ilân süresinde açıldığı gerekçesiyle karşı görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
Somut olayda, davacının, 1992 yılında satın aldığı taşınmazının, kadastro sırasında davalı ... adına tespit edildiği iddiasıyla, çekişmeli 109 ada 10 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile adına tapuya kayıt ve tesciline yönelik olarak dava açtığı anlaşılmaktadır.
Uygulama kadastrosunun amacı, tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermek üzere uygulama niteliğini kaybeden, teknik nedenlerle yetersiz kalan, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği tespit edilen kadastro haritalarının tekrar düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzenlemelerin sağlanmasıdır. Uygulama kadastrosuna ilişkin davalarda, uygulama kadastrosunun, yöntemine uygun olarak yapılıp yapılmadığının denetlenmesine ilişkin itirazlar gündeme getirilebilir. Bu nedenlerle, uygulama kadastrosu sırasında mülkiyete ilişkin uyuşmazlıklar gündeme getirilemez ve buna ilişkin itirazlar değerlendirmeye alınamaz.
Dosya kapsamından; davacının, mülkiyete ilişkin olarak dava açtığı, davanın tapu iptali ve tescil niteliğinde olduğu, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi gereğince yapılan fennî hataları düzeltme çalışmalarına itirazda bulunulmadığı, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede arazi kadastro çalışmasının ise 07/02/2005 - 09/03/2005 tarihleri arasında ilân edildiği ve askı ilân süresi içerisinde kadastro mahkemesinde dava açma süresinin geçmiş olduğu anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK'nın 2/1. maddesinde; “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme ve davanın niteliğine göre uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/16112, K. 2016/2190, 23 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama