İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/5671 K.2018/297

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi, davalı Hazine ve feri müdahil...ve arkadaşları tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar…

Esas2017/5671Karar2018/297Tarih18 Ocak 2018Okuma5 dk · 1.069 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2017/5671 E., 2018/297 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Ocak 2018
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.069 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi, davalı Hazine ve feri müdahil...ve arkadaşları tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı Orman Yönetimi, ..., 29 ada 1 parsel (ifraz ile 5 ve 6 sayılı parsellere gitmiştir) sayılı taşınmaz tapuda arsa niteliğinde davalı Hazine adına kayıtlı olduğunu, yörede 1938 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını belirterek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.

Müdahiller vekili, ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/360 E. - 2008/282 K. sayılı kararı ile davalı taşınmazın müdahillere ait olduğunu belirterek davaya müdahale etmiştir.

Mahkemece, tapu kütüğündeki cins ve vasıf düzeltme işlemlerinin tapu müdürlüğünce yapılması gereken idari görevler olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi ve feri müdahiller tarafından temyiz edilmekle dairece bozulmuştur.

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 28/06/2011 gün, 2011/8451 E. - 8208 K. sayılı kararında özetle: "Dava dilekçesindeki iddianın ileri sürülüş biçimine göre dava, davacı Orman Yönetiminin Tapu Müdürlüğüne husumet yönelterek kendi adına tapuda kayıtlı olan taşınmazın vasfının düzeltilmesi istemi olmayıp, Hazine adına özel mülk olarak tapuda kayıtlı olan taşınmazın niteliğinin kamu malı orman olarak düzeltilmesi,

başka bir anlatımla Hazine adına özel mülk olarak kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemine ilişkin olduğundan kararın gerekçe kısmında sözü edilen 1. Hukuk Dairesi kararı bu davaya emsal olamaz. Orman Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki 31.10.1985 günlü 3234 sayılı Kanunun 34 ve 37. maddelerine göre bu yetki ve görev Orman Genel Müdürlüğüne verilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır." gereğine değinilmiştir.

Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, davacının açtığı davanın kısmen kabul kısmen reddine, 29 ada 1 parselden ifrazen oluşan 5 parselde bilirkişilerin rapor ve krokilerinde (A) harfiyle gösterilen 952,68 m2 ve 6 parselde (A) harfiyle gösterilen 11,26 m2'lik ve (C) harfiyle gösterilen 134,71 m2'lik yerlerin tapu kaydındaki arsa olarak yazılan vasfının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline diğer kısımlara ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi, davalı Hazine ve feri müdahil Cenk Abdullatif Yılmaz ve arkadaşları vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 sayılı Kanuna göre 1938 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1981 yılında 1744 sayılı Kanunun 2. madde uygulaması ile 1985 yılında 2896 ve 1989 yılında 3302 sayılı Kanunlara göre yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulamaları vardır. Genel arazi kadastrosu 1959 yılında yapılmış ve taşınmaz tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir. Şöyle ki. Dairenin geri çevirme kararı ile dosya arasında alınan komşu ve yakın komşu parsellerle ilgili aynı nitelikli kesinleşen dosyalarda alınan bilirkişi raporlarının ekinde bulunan krokilerde 16 ve 17 nolu OS'lerin yeri temyize konu davada hükme esas bilirkişi raporunun ekinde bulunan krokideki 16 ve 17 nolu OS'lerin yerinden farklı yerde işaretlenmiştir.

OS'lerin yerinin farklı yerlerde gösterilmesi, dava konusu taşınmazların tahdit içinde kalıp kalmadığını veya tahdit içinde kalan kısımların yüzölçümleri doğrudan etkiler nitelikte olduğundan OS'lerin yerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerekmektedir.

Yine, hükmün ikinci bendinde "10.06.2013 ve 11.04.2013 tarihli ek raporlar ve ekindeki krokilerin esas alınmasına" denmişse de 10.06.2013 tarihli raporun ekinde kroki bulunmamakta, 11.04.2013 tarihli raporun ekindeki krokide ise farklı renkli kalemle çizim yapılmayıp harflendirme de açık olmadığından davanın kabule karar verilen kısımları ile ilgili tereddüt oluşmaktadır.

Ayrıca davacının dava dilekçesinde kâl talebi olmasına rağmen davanın kabulüne karar verilen kısımlarda kâli gerekli bir muhtesatın bulunup bulunmadığı araştırılmamış ve davacının kâl talebi ile ilgili olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar da verilmemiştir.

Bu nedenle; mahkemece, 1938 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1981 yılında 1744 sayılı Kanunun 2. madde uygulaması ile 1985 yılında 2896 ve 1989 yılında 3302 sayılı Kanunlara göre yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulamalarına ilişkin işe başlama, çalışma,

işi bitirme ve sonuçlarının askı ilân tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosya içine alınarak önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6831 sayılı Orman Kanununa göre Orman Kadastrosu ve aynı Kanunun

2/B Maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır.

Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre,

orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu

edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı yönetmelikler ile teknik izahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre davacının kâl talebi olduğu da dikkate alınarak bir karar verilmelidir.

Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; tarafların temyiz itirazının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 18/01/2018 günü oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2017/5671, K. 2018/297, 18 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/5671
Karar No
2018/297
Tarih
18 Ocak 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/5673 K.2018/578
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2017/5674 K.2018/516
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2017/5674 K.2018/91
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2017/5676 K.2018/156
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2017/5676 K.2018/517
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2017/5678 K.2018/491

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.