İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2018/6503 K.2019/1627

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi ve davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi,…

Esas2018/6503Karar2019/1627Tarih11 Mart 2019Okuma6 dk · 1.253 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2018/6503 E., 2019/1627 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Mart 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.253 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi ve davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Çekişmeli ... ili, ... ilçesi, ... köyü 9 parsel sayılı 29.920,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, fındık bahçesi niteliğiyle davalı adına tapuda kayıtlıdır.

Orman Yönetimi, ... ili, ... ilçesi, ... köyünde yapılan orman kadastrosunda 56.000,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın 153 ada 1 parsel sayısı ile orman sınırları içine alındığını, 1981 tarih ve 63 sıra nolu tapusunun oluştuğunu, ancak arazi kadastrosu sırasında 153 ada 1 parselin 33.580,422 m² yüzölçümüyle 20.419 m² eksik ölçüldüğünü, eksik ölçülen kısmın ... köyü arazi kadastrosunda 9 parsel sayısı ile kişi adına tespit edilerek tapuya kaydedildiğini ve bu taşınmazın kesinleşmiş orman tahditinde orman sınırları içinde kaldığını ileri sürerek tapusunun iptali ile orman vasfında Hazine adına tescilini istemiştir.

Mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddine dava konusu taşınmazın harita mühendisi ve orman yüksek mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilen 13/09/2012 havale tarihli rapor ve ekindeki krokide (B) harfi ile gösterilen 12909.36 m²'lik kısmının tapusunun iptali ile ayrı bir parsel numarası verilmek sureti ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, (A) harfi ile gösterilen 7086.00 m²'lik kısmına yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Oman Yönetimi tarafından taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik, davalı gerçek kişi tarafından (B) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik temyiz edilmiştir.

Dava, kesinleşmiş tahdite dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir.

Mahkemece dava konusu taşınmazın orman yüksek mühendisi ve harita mühendisi tarafından tanzim edilen rapor ekindeki krokide (B) harfi ile gösterilen 12909.36 m²'lik bölümü içerisinde kalan 2524,00 m²'lik kısmının 1975 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit çalışmalarına göre Yol Devlet Ormanı sınırları içerisinde kaldığı, (B) harfi ile gösterilen kısmının orman tahdit sınırları içerisinde kalan ve yukarıda belirtilen 2524,00 m²'lik kısmı haricindeki bölümünün ise kesinleşmiş orman kadastro sınırlarının dışında olduğu anlaşılmış ise de davacı ...

Yönetimi, taşınmazın öncesinin orman olduğu ve zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğu iddiası ile dava açtığına göre, orman mühendisi bilirkişi ... ile jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi ...'nün müştereken tanzim ettikleri 13.09.2012 havale tarihli raporlarında bu bölümünün orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı, 6831sayılı Kanunun 1. maddesi kapsamında orman sayılan yer olduğu, 4999 sayılı Kanunla değişik 6831 sayılı Kanunun 7/1. maddesi gereğince orman sınırları içerisine alınmasının gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; verilen karar usul ve kanuna aykırıdır.

Şöyle ki, HMK'nın 26. maddesinde yer alan (eski HUMK'nın 72. md) "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez." hükmü gereğince, eldeki davada Hazine tarafından açılmış bir dava bulunmadığı gibi davacı ... Yönetimi; dava konusu taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını belirterek tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ettiğine göre mahkemece bu yönde bir araştırma yapılarak, talep sonucunu aşmayacak şekilde karar vermelidir.

Hükme esas orman mühendisi bilirkişi ... ile jeodezi ve fotogrametri mühendisi ...'nün müştereken tanzim ettikleri 13/09/2012 havale tarihli raporda 1975 yılında ... köyünde yapılan orman kadastrosu çalışmalarında 1 ilâ 6 nolu OTS noktaları ile yol Devlet ormanı olarak sınırlandırılan ve kesinleşen ormanın sonradan yapılan tapulama çalışmaları sırasında bir kısmı ... köyü mülki sınırları içinde kalmakla bu köyde yapılan tapulama çalışmaları sırasında Yol Devlet ormanının bu köye isabet eden kısmının nazarı itibara alınmadığı, davaya konu 9 sayılı parselin güney-batı kısmının kesinleşen Yol Devlet ormanı sınırları içinde kaldığı,

1960 tarihli memleket haritasında ise (A) harfi ile gösterilen 7085,00 m²'lik kısmının orman sayılmayan yerlerden olduğu rapor edilmiş, rapor ekindeki çakıştırmada çekişmeli taşınmazın kısmen orman tahdit hattının içinde gösterildiği anlaşılmıştır.

Temyiz incelemesi sırasında dosya kapsamında çekişmeli taşınmazların bulunduğu ... köyünde yapılan orman kadastrosuna ilişkin bilgi ve belgelerin yer almadığı, ... köyünde yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ve 2. madde uygulamalarına ilişkin evrakların ise tamamının yer almadığının tespiti üzerine 30.01.2014, 17.02.2016 ve 08.11.2017 günlü iade kararları ile çekişmeli taşınmazların bulunduğu ... köyünde 3116, 6831, 1744, 2896 ve 3302 sayılı kanunlara göre orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı,

yapılmışsa buna ve ... köyünde yapıldığı anlaşılan orman tahdidi ve 2. madde uygulamalarına ilişkin ayrı ayrı işe başlama, çalışma, işi bitirme tutanakları ile sonuçlarının askı ilan tutanağının ve tahdit haritasının orjinalinden çekilmiş fotokopi örneği ile ... köyünde yapılan orman kadastrosunun ve 2. madde uygulamalarının çekişmeli taşınmazların bulunduğu ... köyünde ilân edilip edilmediği ve ... köyü ile ... ve ... köylerinin birleşik köy olup olmadığı, birbirlerinden ayrılıp ayrılmadığı, ayrılmış ise hangi tarihte ayrıldığına ilişkin evrakların dosya içerisine konulması istenmesine rağmen eksiklik bir türlü giderilmemiştir.

Davacı, dava konusu taşınmazların kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını belirterek tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açtığına göre taşınmazların tahdit haritasındaki konumunun tespit edilmesi gerekli olup dosya kapsamına ... ve ... köylerinde yapılan tüm çalışma evrakları ve tahdit haritaları eksiksiz olarak getirilmediği, ... köyünde yapılan orman kadastrosu ve 2. madde uygulamalarının çekişmeli taşınmazların bulunduğu ... köyünde ilân edilip edilmediği ve ... (eski ismi ile ...) köyü ile ... köylerinin birleşik köy olup olmadığı, birbirlerinden ayrılıp ayrılmadığı,

ayrılmış ise hangi tarihte ayrıldığına ilişkin bilgi ve belgeler getirilmediği için hükme esas raporun içeriği denetlenememektedir. Denetime elverişsiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.

Bu nedenle; mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmazların bulunduğu, ... ile komşu ... köyünde yapıldığı anlaşılan orman tahdidi aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilân tutanakları ile taşınmazların bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örnekleri ve yörede yapılan ilk orman tahdidinde kullanılan hava fotoğraflarının orijinal renkli onaylı örneklerinin getirtilerek dosya içerisine konulması, ... köyünde yapılan orman kadastro çalışmalarının ...

Köyünde ilân edilip edilmediği hususunun açık ve net olarak belirlenmesi ve ilân tutanaklarının getirtilmesi, ... (eski ismi ile ...) köyü ile ... köylerinin birleşik köy olup olmadığı, birbirlerinden ayrılıp ayrılmadığı, ayrılmış ise hangi tarihte ayrıldığının sorulması sonrasında, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu ve yöreyi iyi bilen, dava sonucunda yararı olmayan elverdiğince yaşlı, yansız,

yerel bilirkişiler marifetiyle yeniden yapılacak keşifte 05.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren Orman Kadastro Teknik İzahnamesinin 36. maddesinde yazılı “Orman sınır nokta ve hatlarının arza uygulanmasında; tutanaklardan, orman kadastro haritalarından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon ve röper nokta ve krokilerinden yararlanılır.

Sınırlama tutanakları, ölçü değerleri ve orman kadastro haritaları ile zemindeki durum arasında çelişki olduğunda, tutanaktaki kararlar ile orman sınır noktası ve hatlarının yazılı tarifleri esas alınmak suretiyle ölçü, harita ve zemin kontrolü yapılarak gerçek duruma uygun olanı uygulanır” hükmü ile 20.11.2012 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliğinin “Teknik İşler” başlıklı Sekizinci Bölümünde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı,

yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak,

değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması işlemi ile ilgili sınır noktaları bilgisayar ortamında aynı ölçeğe çevrilerek (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çekişmeli taşınmazların orman kadastrosu, aplikasyon, 2/B madde uygulaması haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı,

özellikle hükme dayanak alınan raporlarda çekişmeli taşınmazların kısmen Yol Devlet Ormanı içinde kaldığı belirtilmiş olduğuna göre çalışma tutanakları incelenmek suretiyle, Yol Devlet Ormanının hangi köyün orman kadastro sınırları içinde kaldığı net olarak belirlenmeli, oluşacak sonucu göre davacı ... Yönetiminin talep sonucunu aşmayacak şekilde bir karar verilmelidir.

Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve denetime elverişsiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı ... Yönetimi ve davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 11/03/2019 gününde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2018/6503, K. 2019/1627, 11 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/6503
Karar No
2019/1627
Tarih
11 Mart 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2018/6504 K.2019/1945
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2018/6504 K.2019/1593
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2018/6504 K.2019/3594
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2018/6505 K.2019/2092
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2018/6506 K.2019/28147
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2018/6509 K.2019/1893

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.