İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2019/3619 K.2020/437

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 04/02/2020 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davalı Hazine…

Esas2019/3619Karar2020/437Tarih4 Şubat 2020Okuma7 dk · 1.422 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2019/3619 E., 2020/437 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Şubat 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.422 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 04/02/2020 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davalı Hazine vekili Av. Ayşe Ümit Yeğenoğlu ile davacı vekili Av.... geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı vekili, 11/07/2014 havale tarihli dava dilekçesi ile; ... ili, ... ilçesi, ... köyü 289 parsel sayılı 922.250,00 m² yüzölçümlü taşınmazı tapu kaydına güvenerek 23.05.2007 tarihinde satın aldığını, kadastro müdürlüğünce 26.03.2012 tarihli teknik hatanın düzeltilmesi işlemiyle taşınmazın yüzölçümünün 922.250,00 m² olarak hesaplandığını ve bu şekilde fen klasörü ve tapu kütüğüne yazıldığını ancak sınırlandırma paftası ile uyumlu olan kadastro paftasındaki mülkiyet sınırları esas alınarak,

koordinatlarla yeniden sayısal olarak yapılan yüzölçümü hesaplamasında taşınmazın gerçek alanının 612.447,21 m² olduğunun ve yüzölçümü farklılığının kadastro çalışmaları sırasında planimetre ile hesaplama hatasından ve teknolojik hesaplama farklılığından kaynaklandığının tespit edildiğini, davacı tarafından 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesine göre süresi içinde yapılan itirazın ...

Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/101 E. - 2013/399 K. sayılı kararıyla reddedildiğini, davacının tapu kayıtlarına güvenerek satın aldığı taşınmazda 309.802,79 m² fark için ödemesinin karşılıksız kaldığını belirterek, Medenî Kanunun 1007. maddesi gereğince, davaya konu 309.802,79 m² bölümün, sulh hukuk mahkemesi kararının kesinleştiği 13/01/2014 tarihi itibarıyla hesaplanacak değerinin, yine aynı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, daha sonra 29/05/2015 tarihli harçlandırılmış dilekçesi ile dava değerini 1.350.740,16 TL olarak ıslah etmiştir.

Mahkemece, davanın kabulü ile. 1.350.740,16 TL'nin 13.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 15.02.2018 tarih ve 2016/1448 E. - 2018/1032 K. sayılı kararı ile.

“Mahkemece çekişmeli taşınmazın niteliğini tarla olarak kabul edip net gelir yöntemine göre değerini belirleyen bilirkişi raporu hükme esas alınarak hüküm kurulmuş ise de; taşınmazın tapu kaydında, 10/07/2009 ve 08/07/2011 tarihli ... lehine konulmuş irtifak hakkı bulunduğu anlaşılmaktadır. Taşınmaz üzerinde irtifak hakkı tesis edilirken belirlenen irtifak bedeli taşınmaz malikine ödenmektedir. Malikler hem gerçek bedeli hem de irtifak bedelini talep edemezler.

Belirlenen gerçek bedel üzerinden daha önce tahsil edilen irtifak bedelinin düşülmesi (tenkisi) zorunludur. Ayrıca taşınmazın niteliği, konumu, toprak özelliği ve yüzölçümü dikkate alındığında, değeri belirlenirken kapitalizasyon faiz oranının % 4-5 uygulanması gerekirken, bu oranın % 6 kabulü ile fazla bedel tespit edilmiş olması doğru değildir.

Bu nedenle; mahkemece, taşınmazın irtifak bedelinin, bilirkişilerce tespit edilen değerinden düşülerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usûl ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.” denilerek bozulmuştur.

Davalı Hazine vekilinin karar düzeltme talebi üzerine ise, hüküm Dairenin 06/12/2018 gün 2018/4603-7981 E.- K. sayılı kararıyla, davalı Hazine vekilinin karar düzeltme talebi kabul edilerek "Mahkemece çekişmeli taşınmazın niteliğini tarla olarak kabul edip net gelir yöntemine göre değerini belirleyen bilirkişi raporu hükme esas alınarak hüküm kurulmuş ise de; taşınmazın tapu kaydında, 10/07/2009 ve 08/07/2011 tarihli ... lehine konulmuş irtifak hakkı bulunduğu anlaşılmaktadır.

Taşınmaz üzerinde irtifak hakkı tesis edilirken belirlenen irtifak bedeli taşınmaz malikine ödenmektedir. Malikler hem gerçek bedeli hem de irtifak bedelini talep edemezler. Belirlenen gerçek bedel üzerinden daha önce tahsil edilen irtifak bedelinin düşülmesi (tenkisi) zorunludur.

Ayrıca, davalı Hazinenin harçtan muaf olmasına rağmen, hükmün ikinci fıkrasında Hazine aleyhine 92.269,06 TL karar ve ilam harcına hükmedilmesi doğru görülmemiştir"denilerek, Dairemizin önceki değişik gerekçeli bozma kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının bu gerekçelerle bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, yapılan yargılama sonucu: 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 1.340.300,29 TL'nin, 13/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesine göre tazminat istemine ilişkindir.

Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak tarla niteliğindeki taşınmazda 3402 sayılı Kanunun 41. maddesine göre yapılan düzeltme işlemi sonucu azalan yüzölçümünün net gelir yöntemi uygulanarak değerinin belirlenmesi ve taşınmaz üzerindeki irtifak konusu alanın kamulaştırma bedelinin de düşülmesi suretiyle davacının gerçek zararının tespiti ve yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Ancak davalı Hazine harçtan muaf olduğu halde; hükmün 4. bendinde Hazinenin başvuru harcından sorumlu tutulmuş olması doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

Bu sebeple, hükmün 4. bendinin hükümden çıkarılarak yerine "Davacı tarafça yatırılan 1.168,25 TL (bozma öncesi ve sonrası) yargılama giderinin ret kabul oranına göre hesaplanan 1.152,25 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına," cümlesinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması nedeniyle, Yargıtaydaki duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen 2.540,00 TL- vekalet ücretinin davalı Hazineden alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine 04/02/2020 günü oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Davacı vekili, 11/07/2014 havale tarihli dava dilekçesi ile; müvekkilinin ... ili, ... ilçesi, ... köyü 289 parsel sayılı 922.250,00 m² yüzölçümlü taşınmazı tapu kaydına güvenerek 23.05.2007 tarihinde satın aldığını, kadastro müdürlüğünce 26.03.2012 tarihli teknik

hatanın düzeltilmesi işlemiyle taşınmazın yüzölçümünün 922.250,00 m² olarak hesaplandığını ve bu şekilde fen klasörü ve tapu kütüğüne yazıldığını ancak sınırlandırma paftası ile uyumlu olan kadastro paftasındaki mülkiyet sınırları esas alınarak,

koordinatlarla yeniden sayısal olarak yapılan yüzölçümü hesaplamasında taşınmazın gerçek alanının 612.447,21 m² olduğunun ve yüzölçümü farklılığının kadastro çalışmaları sırasında planimetre ile hesaplama hatasından ve teknolojik hesaplama farklılığından kaynaklandığının tespit edildiğini, müvekkilinin tapu kayıtlarına güvenerek satın aldığı taşınmazda 309.802,79 m² fark için ödemesinin karşılıksız kaldığını belirterek,

Medenî Kanunun 1007. maddesi gereğince, davaya konu 309.802,79 m² bölümün, sulh hukuk mahkemesi kararının kesinleştiği 13/01/2014 tarihi itibarıyla hesaplanacak değerinin, yine aynı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, daha sonra 29/05/2015 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 1.350.740,16 TL ye arttırmıştır.

Mahkemece, davanın kabulü ile. 1.350.740,16 TL'nin 13.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Dairemizin 15.02.2018 tarih ve 2016/1448 E. - 2018/1032 K. sayılı kararı ile; “taşınmazın tapu kaydında, 10/07/2009 ve 08/07/2011 tarihli ... lehine konulmuş irtifak hakkı bulunduğu anlaşılmaktadır. Taşınmaz üzerinde irtifak hakkı tesis edilirken belirlenen irtifak bedeli taşınmaz malikine ödenmektedir.

Malikler hem gerçek bedeli hem de irtifak bedelini talep edemezler. Belirlenen gerçek bedel üzerinden daha önce tahsil edilen irtifak bedelinin düşülmesi (tenkisi) zorunludur. Ayrıca taşınmazın niteliği, konumu, toprak özelliği ve yüzölçümü dikkate alındığında, değeri belirlenirken kapitalizasyon faiz oranının % 4-5 uygulanması gerekirken, bu oranın % 6 kabulü ile fazla bedel tespit edilmiş olması doğru değildir.” gerekçeleri ile bozulmuştur.

Davalı Hazine vekilinin karar düzeltme talebi üzerine ise, hüküm Dairenin 06/12/2018 gün 2018/4603-7981 E.- K. sayılı kararıyla, davalı Hazine vekilinin karar düzeltme talebi kabul edilmiş "Mahkemece çekişmeli taşınmazın niteliğini tarla olarak kabul edip net gelir yöntemine göre değerini belirleyen bilirkişi raporu hükme esas alınarak hüküm kurulmuş ise de; taşınmazın tapu kaydında, 10/07/2009 ve 08/07/2011 tarihli ... lehine konulmuş irtifak hakkı bulunduğu anlaşılmaktadır.

Taşınmaz üzerinde irtifak hakkı tesis edilirken belirlenen irtifak bedeli taşınmaz malikine ödenmektedir. Malikler hem gerçek bedeli hem de irtifak bedelini talep edemezler. Belirlenen gerçek bedel üzerinden daha önce tahsil edilen irtifak bedelinin düşülmesi (tenkisi) zorunludur.

Ayrıca, davalı Hazinenin harçtan muaf olmasına rağmen, hükmün ikinci fıkrasında Hazine aleyhine 92.269,06 TL karar ve ilam harcına hükmedilmesi doğru görülmemiştir" denilerek, Dairemizin önceki değişik gerekçeli bozma kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının bu gerekçelerle bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, yapılan yargılama sonucu: 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 1.340.300,29 TL'nin, 13/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesine göre tazminat istemine ilişkindir.

Her ne kadar sayın çoğunluk tarafından bozmaya uygun karar verildiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararı onanmış ise de;

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda arpa mercimek kavun münavebesi uygulayarak 2014 yılı için metrekare değerini 4,36 TL belirlemiş, kapitilizasyon oranı da 6 olarak kabul edilmiştir. Ancak rapordan münavebenin iki yılda bir üç ürün mü, yoksa yılda üç ürün mü olduğu tam olarak anlaşılamamaktadır. Arazi 3. sınıf kuru tarım arazisidir. Bozmaya konu edilen ... tarafından yapılan irtifak tesisi kamulaştırmasında alınan bilirkişi raporunda 2012 yılı için metrekare bedeli 2,83 TL, kapitilizasyon faiz oranı da 7 kabul edilmiş, bu karar Yargıtay 5. Hukuk Dairesince onanarak kesinleşmiştir. 2 yıl içinde bu kadar fiyat değişimin nedeni de anlaşılamamaktadır. Bu sebeple arazi ile ilgili kesinleşen irtifak kamulaştırma dosyasındaki

raporu da dikkate alan yeni bir bilirkişi raporu alınması gerekliliği ortaya çıkmaktadır.

Yine davacının almış olduğu irtifak bedeli zarar tarihi itibarıyla güncellenerek belirlenen zarardan düşülmesi gerekir.

Bu nedenlerle mahkemece verilen kararın bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun onama yönündeki kararına iştirak edemiyorum.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2019/3619, K. 2020/437, 4 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/3619
Karar No
2020/437
Tarih
4 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2019/3619 K.2020/1776
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2019/3621 K.2020/1824
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2019/3622 K.2020/1847
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/3623 K.2020/1969
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2019/3623 K.2020/1301
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2019/3624 K.2020/1005

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.