KÜNYE
21. Ceza Dairesi 2016/1086 E., 2016/2534 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2016
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kredi kartının kötüye kullanılması
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma
Cumhuriyet savcısının sanıklar ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyizi bulunmadığından tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
I- Cumhuriyet savcısının sanıklar ... ile ... hakkında banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçundan verilen beraat hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yüklenen suçun unsurları itibariyle oluşmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun olarak kabul ve takdir kılınmış olduğundan, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık ...'e yüklenen sahte MERNİS ölüm formu düzenlemek suretiyle "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- Suç tarihinde muhtar olan sanık ...'in temyiz dışı sanık ...'ın babası ...'in gerçekte 08.09.2008 tarihinde ölmesine rağmen diğer sanıkla işbirliği içinde hareket ederek müteveffa ...'in ölüm tarihini 28.02.2009 tarihi olarak yazıp MERNİS Ölüm Tutanağı düzenleyerek sahtecilik yaptığının iddia ve kabul edildiği olayda, sanığın aşamalardaki savunmalarında ısrarla, aynı zamanda azası da olan temyiz dışı diğer sanık ...'ın babası ...'in ölüm tarihini bildiğini, sanık ...'e babasının ölümüne ilişkin MERNİS ölüm formunu,
üzerine babasının gerçek ölüm tarihi olan 08.09.2008 tarihini de yazarak verdiğini ve ...den bu formu imzalayarak kendisine getirmesini istediğini, ancak ...'in bu formu getirmediğini, aradan zaman geçince kendisinin de istemeyi unuttuğunu, daha sonra ...'i köyde görünce ona tekrar hatırlattığını, 2009 yılı mart ayında ...'in formu kendisine getirdiğini, bu formun kendisi tarafından önceden ...'e verilen ve üzerinde gerçek ölüm tarihi yazılı olan form olduğunu düşünerek ölüm tarihini kontrol etmeden belgeyi mühürleyerek nüfus müdürlüğüne verdiğini, suç kastının olmadığını beyan etmesi,
temyiz dışı diğer sanık ...'in de aşamalarda alınan savunmalarında sanık ...'in bu yöndeki savunmalarını doğruladığının ve muhtar olan sanık ...'in aynı zamanda azası da olan sanık ...'in verdiği MERNİS ölüm formundaki ölüm tarihinin gerçek ölüm tarihi yerine 28.02.2009 olarak yazıldığını bildiğine dair savunmasının aksine dosyada şüpheden uzak delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, köy muhtarı olan sanık ...'in eyleminin 5237 sayılı TCK'nun 257. maddesinde düzenlenen görevi ihmal suçunu, (temyiz dışı sanık ...'ın eyleminin ise,
5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunu) oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 21. Ceza Dairesi, E. 2016/1086, K. 2016/2534, 17 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama