KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2006/10366 E., 2006/9277 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2006
- Mahkemesi
- İzmir 5.İş Mahkemesi
- Tarih
- 26.04.2006
- No
- 157-243
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere, kanuni gerektirici sebeplere göre davalının kurur oranının dağılımına ve manevi tazminatın miktarına yönelik temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava iş kazası sonucu beden güç kaybına uğrayan davacının maddi ve manevi zararının ödetilmesi istemine ilişkindir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Dava, nitelikçe Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından karşılanmayan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Bu nedenle, bu tür uyuşmazlıklarda, öncelikle sigortalının meslekte kazanma güç kayıp oranı ve bu orana göre, Kurum tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin, hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin araştırılıp saptanması gerektiği söz götürmez.
Somut olayda davacının meslekte kazanma güç kayıp oranı SSK Yüksek Sağlık Kurulu’nun 22.04.2003 tarihli raporu ile % 6,2 olarak tesbit edilmiş ve kurumca davacıya gelir bağlanmamıştır. Yargılama aşamasında yapılan itirazlar nedeni ile Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’nun 09.09.2004 tarihli raporu ile davacının meslekte kazanma güç kaybı oranı % 15 olarak tesbit edilmiş davacının bu oran esas alınarak gelir bağlanmasına ilişkin talebi SSK.ca reddedilmiştir.. Bu nedenle davacıya kurumdan gelir bağlanması için Sosyal Sigortalar Kurumunun hakalanını ilgilendirdiği için işveren aleyhine dava açması konusunda önel verilmek ve verilen önelin sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, karar bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2006/10366, K. 2006/9277, 2 Ekim 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama