İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/13506 K.2009/4447

Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Esas2008/13506Karar2009/4447Tarih26 Mart 2009Okuma5 dk · 1.022 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2008/13506 E., 2009/4447 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Mart 2009
Mahkemesi
Tarsus İş Mahkemesi
Tarihi
06/03/2008
Numarası
2007/114-2008/51
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.022 kelime·5 dk okuma

Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.

Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahibinin (eşinin) uğramış olduğu maddi zararın giderilmesi istemine ilişkin ek davadır.

Davacı eş Z.E., aynı mahkemenin 2003/111 Esas sayılı dosyasında 04.06.2003 tarihinde açmış bulunduğu kısmi davada fazlaya ait talebini saklı tutarak 6.123,70.-TL maddi tazminat istemiş, daha sonra 14.09.2004 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini 5.000,00.-TL olarak ıslah etmiştir. Yapılan yargılama sonucunda, davacı eş D.E.’in maddi tazminat talebinin kabulü ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00.-TL maddi tazminatın 12.03.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Ş. K.ve Tarsus Belediye Başkanlığı’ndan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, anılan kararın davalılardan Tarsus Belediye Başkanlığı tarafından temyizi üzerine Dairemizce onanarak kesinleşmiştir.

Temyize konu ek davada ise, davacı eş, kısmi davada hesaplanan maddi tazminat miktarından kısmi davada hüküm altına alınan maddi tazminatın tenzili ile bakiye 23.699,88.-TL maddi tazminatın tahsilini istemiştir. Mahkemece, davacının kısmi davadaki 14.09.2004 tarihli kısmen ıslah dilekçesinde, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığı, dolayısıyla 5.000,00.-TL talebi dışında kalan kısmı için feragat ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

HUMK.’nun 83. maddesine göre, ıslah, taraflardan birinin yapmış olduğu bir usul işlemini tamamen veya kısmen düzeltmesidir. Öte yandan, alacaklı, alacağının tümü hakkında dava açmak zorunda olmayıp, fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmak kayıt ve şartıyla, alacağının önce bir bölümünü, sonra kalan bölümünü talep edebilir.

Davacı, kısmi davada verdiği 14.09.2004 tarihli ıslah dilekçesi ile sadece talep sonucunu düzeltmiş (daraltmış) olup, 04.06.2003 tarihli dava dilekçesindeki diğer hususlar aynı kalmıştır.

Bu durumda, davacı, kısmi davadaki 04.06.2003 tarihli dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğundan ve 14.09.2004 tarihli ıslah dilekçesinde sadece istenilen tazminat miktarı itibariyle düzeltme yaptığından, dava dilekçesinde yazılı diğer hususlar (faiz istemi, faiz başlangıç tarihi, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması gibi) varlığını muhafaza etmektedir.

Ayrıca, somut olayda, ıslah dilekçesi ile talep edilen tazminat miktarı arttırılmadığından, aksine azaltıldığından, ıslahın ek dava niteliğinde sayılması da mümkün değildir.

Yapılacak iş, hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan ücretteki artış miktarı nazara alınarak yeniden davacı hak sahibi eşin tazminatını belirlemek ve belirlenen bu zarardan 4447 sayılı Yasa’nın ek 38. maddesi gereğince hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan verilere göre hesaplanarak Kurum tarafından bildirilen peşin sermaye değeri indirilmek ve kesinleşen dosyadaki hesap raporunda belirlenen ve ek dava konusu yapılan miktarı geçmemek üzere karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,26.03.2009 gününde oyçokluğuyla karar verildi. Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahibi olan eşinin ilkdavada talep ve hüküm dışı kalan uğradığı bakiye maddi zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragata yetkili olduğu anlaşılmaktadır.

HUMK'nun 91 vd maddeleri gereğince usul hukuku kavramı olan davadan feragatın açık, kesin ve koşulsuz olması yasa gereğidir. Ne varki ; feragat kavramı, sadece usul hukuku anlamında bir davadan yada bir dava içerisinde davaya konu edilen taleplerden bir veya birkaçından feragat edilmesiyle sınırlı bir içerikte değildir. Dava konusu edilmemiş bir haktan, doğal olarak dava dışı bir yolla,, açık bir feragat iradesi ortaya konulmaksızın (zımmen) feragat edilmesi de mümkündür.

Feragat iradesi ister zımni, isterse açık şekilde ortaya konulmuş olsun, feragat edilmiş bir hakkın, dava yoluyla tekrar talep edilemeyeceği çok açıktır. Çünkü, dava yoluyla bir hak talebinde bulunabilmesi için o hakkın maddi hukuk bakımından mevcut olması gerekir.

Hiç var olmayan veya başlangıçta var olmakla birlikte zımmi de olsa feragat nedeniyle bizzat hak sahibi veya yetkili vekili tarafından ortadan kaldırılan böylece borçlu yönünden söndürülen bir hak için HUMK'nun 185/2. Maddesi çerçevesinde davalının muvafakat etmesi hali dışında bu alacak bölümü yönünden talepte bulunulması mümkün değildir.

HGK'nun 26.3.1986 gün ve Esas;1984/4-797, Karar; 1986/299, 8.10.2003 gün ve Esas; 2003/9-510 Karar; 2003/555, 14.4.2004 gün ve Esas; 2004/4-200, Karar; 2004/227 sayılı kararları da bu yöndedir.

Tarafların dava sırasındaki sözlü ve yazılı bildirimleri kural olarak birer hukuksal işlemdir. Gerek dava dilekçesinin gerekse yargılama sırasındaki tarafların beyanların veya yazılı bildirimlerinin yorumu BK.18. ve MK'nun 2. Maddesi gereğince yapılmalı, kullanılan sözlerden veya yazılardan ne gibi bir anlam çıkarılması gerektiği belli edilerek yorumlanmalı ve bu yorum sonucuna göre işlem yapılmalıdır.

Somut olayda mahkemenin 2003/111 Esas nolu dosyasında görülen ilk davada davacı dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmakla birlikte davacıların maddi zarar miktarlarının SGK'nun açtığı rücü davasında davacı Z. yönünden 6.123.7 TL davacı D. yönünden 168.37 TL olarak kesinleştiğini kabul etmiş, SGK'ca bağlanan gelirin peşin sermaye değeri mahkemeye bildirildiğinde de gelirde meydana gelen artış nedeniyle dava dilekçesinde talep ettiği miktarı dahi alamayacağını düşünerek verdiği 14.9.2004 tarihli dilekçe ile talebini davacı Z.yönünden 5.000.00 TL, davacı D.yönünden 150.00 TL'na indirerek fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmamış,

zararını ve isteğini yoruma imkan ve mahal bırakmayacak şekilde sınırlamıştır. 14.9.2004 tarihli dilekçedeki beyanlar gerçekleşen zararın tutarını bildirme niteliğinde olup talep edilen miktarla zararın tamamının hedef tutulduğunu açıkça göstermektir. Artık bu dava kısmi dava değil tam dava sayılır.

O davada alınan bilirkişi raporu ile bulunan alacağın dava dışı bırakılan kesimi için yeni bir dava açılamaz. Ayrıca mahkemenin davanın kabulüne ilişkin kararında gerekmediği halde "davacının fazlaya ilişkin hakkının reddine" veya " fazlaya ilişkin hakkının saklı tutulmasına" denmiş olması sonuca etkili değildir. Çünkü fazlaya ilişkin hak (bakiye alacak) ilk davanın konusu dışındadır ve kesin hüküm ancak ilk davada talep edilen miktar yönünden hüküm ifade eder.

Yukarıda açıklanan gerekçeye göre bakiye maddi tazminat alacağı yönünden açılan bu davanın davacı vekilinin 14,9,2004 tarihli kısmen ıslah dilekçesi ile maddi zarar ve tazminat talebini 5.000.00 TL'si olarak belirleyip fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmadığı bu şekilde 5.000.00 TL dışında kalan alacağından feragat ettiği gerekçesiyle bakiye maddi tazminat isteminin reddine ilişkin mahkeme kararının Onanması görüşünde olduğumdan Sayın Çoğunluğun davacı vekilinin verdiği 14.9.2004 tarihli ıslah dilekçesi ile sadece talep sonucunu daralttığı, 4.6.2003 tarihli dava dilekçesindeki diğer hususların aynı kaldığı, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutulmakla bakiye zararın açılan bu dava yoluyla istenebileceği gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına ilişkin kararına katılmıyorum.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/13506, K. 2009/4447, 26 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/13506
Karar No
2009/4447
Tarih
26 Mart 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/13509 K.2009/4086
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/13510 K.2009/3718
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/13512 K.2009/3719
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/13514 K.2009/3720
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/13515 K.2009/3721
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/13516 K.2009/3722

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.