KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/4460 E., 2009/964 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2009
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı (3.kişi) vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı üçüncü kişinin aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Uyuşmazlık, İcra ve İflas Kanunu’nun 96. ve onu izleyen maddelere dayalı üçüncü kişinin istihkak davasına ilişkindir.
Alacaklı ... tarafından borçlu Berkant Yapı Hay. Teks. Gıda San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine yürütülen icra takibi sırasında 23.06.2006 tarihinde yapılan taşınır malların haczi üzerine üçüncü kişi ... tarafından istihkak davası açılmış, mahkemece, takibin durdurulmasına karar verilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 97/3. maddesinde “takibin talikine karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına (İcra ve İflas Kanunu md. 97/13) karşı davacıdan 36. maddede gösterilen teminat alınır.” hükmü öngörülmüştür. Ancak takip işlemlerinin ertelenmiş sayılması için, İcra ve İflas Kanunu’nun 97/3. maddesi uyarınca alacaklının muhtemel zararı karşılığı 36. maddede gösterilen teminatın alınması zorunludur. Mahkemece, takibin ertelenmesine karar verilmiş olmasına karşın üçüncü kişiden teminat alınması kararlaştırılmamış veya karar altına alınmış olsa bile bu teminat üçüncü kişi tarafından yatırılmamışsa, icra müdürlüğü takibe devam eder. Çünkü böyle bir durumda istihkak davası yüzünden alacağın tahsilinin geciktiğinden söz edilemez.
Somut olayda, mahkemece takibin durdurulmasına karar verilmiş olmasına karşın, üçüncü kişiden teminat alınmadığından, davacının %40 tazminatla sorumlu tutulmasına ilişkin İcra ve İflas Kanunu’nun 97/13. maddesi koşulları alacaklı yararına oluşmamıştır. Bu nedenle davacının tazminatla sorumlu tutulması doğru değildir. Ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın H.U.M.K’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/4460, K. 2009/964, 29 Ocak 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama