KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/9524 E., 2009/1168 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2009
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
767 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki delillerle karardaki gerektirici nedenlere göre davalıların tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Uyuşmazlık iş kazası nedeniyle sürekli işgöremez durumuna gelen davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden,davalı şirkette kaynak işçisi olarak çalışan davacının,29.11.2004 tarihinde davalı ...
Ünv.Tıp Fak.nin kalorifer kazanının patlaması nedeniyle kalorifer kazanına kaynak yapmak üzere çalıştığı şirket tarafından ünversiteye gönderildiği,olay yerinde Dicle Üniversitesi elemanı İbrahim adlı kişi tarafından kaynak makinesinin elektrik bağlantısının ters bağlanması nedeniyle havayı dışarı çıkarması gereken fanın ters çalışarak içine doğru havayı çekmeye başladığı,bu durumu fark eden davacının durumu düzeltmek isterken pantolonunu pervaneye kaptırdığı,pantolonunu kurtarmak isterken de elini pervaneye kaptırarak yaralandığı anlaşılmaktadır.Davacı vekili olayın davalıların yeterli güvenlik önlemlerini almamasından kaynaklandığını ileri
sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla. 20.000.00 YTL maddi, 10.000.00 YTL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş,davalı ...,davanın husumetten reddini,diğer davalı şirkette davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece 1.006.10 TL maddi tazminat ile 4.000.00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müstereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacının iş kazası sonucu % 13 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının % 40, davalıların ve dava dışı İbrahim Kılıç’ın toplam % 60 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
B.K'nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığıda kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 26.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde takdir olunan manevi tazminatın yeterli olmadığı 9.000.00 TL manevi tazminata karar verilmesi gerektiği açıktır.
Öte yandan, davalılar davacının iş kazası nedeniyle meydana gelen maddi zararından, davacının kusur oranı %40’a isabet eden miktar hariç geriye kalan %60 kusur oranına isabet eden miktarın tümünden müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları halde davacının kusuru dışında kalan %5 lik kusur oranına isabet eden miktardan sorumlu tutulmamaları usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/9524, K. 2009/1168, 2 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama