KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/11805 E., 2010/11044 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi-manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, SGK tarafından bağlanan gelirlerle karşılandığından maddi tazminat davasında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir
Davacı eş ve çocukların maddi zararları Kurumca iş kazası nedeniyle bağlanan gelirlerin tüm peşin sermaye değeri ile karşılandığından, davanın reddi yerine karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Öte yandan S.G.K.Başkanlığı tarafından sigortalıya bağlanan gelirlerde katsayı değişmesi nedeniyle meydana gelen artışlar sonucu yeniden hesaplanan peşin sermaye değerinin zararı karşıladığı hallerde, davacının dava açarken bu hususları bilmesi mümkün bulunmadığından, maddi tazminat isteminin reddi nedeniyle davalı yararına avukatlık ücreti takdir edilemeyeceği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir. Somut olayda davacılar hakkında maddi zararlarının giderilmesine ilişkin açılan davada bu zararların bağlanan gelirlerin tüm peşin sermaye değeri ile karşılandığından davalılar yararına avukatlık ücreti verilmesi ve maddi tazminatın reddi yerine bu konuda karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlıların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/11805, K. 2010/11044, 8 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama