KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2009/3981 E., 2010/3103 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
624 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacı ile davalılardan ... İnş. Tic. AŞ. Vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının tüm davalılardan ... İnş ...A.Ş.’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının oğlunun iş kazası sonucu ölümü nedeniyle uğramış olduğu manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, oğlu sigortalı Müslüm Yüksel’in davalı işverenlere ait işyerinde çalışırken 09.04.2005 tarihinde davalıların kusurlu davranışı sonucu gerçekleşen iş kazası sonucu ölümü nedeniyle 90.000,00.-TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, 60.00,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş, karar, davalılardan ... İnş ...A.Ş.’nce temyiz edilmiştir.
Davacının oğlu sigortalı ... ’in öldüğü iş kazası olayında, ölen sigortalının %20, davalıların ise, %80 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda, olayın gelişimi, yukarıda gösterilen ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına 35.000.00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 60.000,00.-TL'sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK.'nun 438/7. maddesi gereğince hüküm bozulmamalı kararın temyiz etmeyen davalı TSG İnş... Ltd. Şirketi yönünden kesinleştiği de gözetilerek düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/3981, K. 2010/3103, 22 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama