KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/5605 E., 2009/7139 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı, 01.12.2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Davacı, 02.03.1985 tarihinden başlayan 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti ile tahsis talebine istinaden yaşlılık aylığı bağlanmasını istemiştir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş ise de yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin hüküm yerinde değildir
Davacının, 1479 sayılı Yasa gereğince oda kaydına dayanılarak 02.03.1985 tarihinden başlamak üzere Kuruma tescil edildiği açık olup Davacının tesciline dayanak olan oda kaydının Kurum işleminin aksine geçerli sayılması doğru ise de ;Dava tarihinde yürürlükte olan 1479 sayılı Yasa’nın 35. maddesinde belirtildiği üzere, tahsis talep tarihinde prim ve her türlü barçlarını ödeme koşulunun somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği mahkemece araştırılmadan aylık bağlanmasına karar verildiği ortada olup hüküm bu yönden eksik incelemeye dayalıdır.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun26.11.2008 gün ve 2008/21-693 E,2008/713 K sayılı ilamıda aynı yöne ilişkindir.
Yapılacak iş: davacının tespit kararı verilen 02.03.1985-02.10.1997 tarihleri arasında ki süreler dahil, tahsis talep tarihi olan 23.11.2005 tarihinde 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı sayıldığı tüm sürelere ilişkin prim borcunun olup olmadığı araştırmak prim borcunun olmadığının tespiti halinde diğer şartları da gözünde tutularak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/5605, K. 2009/7139, 25 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama