KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/6267 E., 2011/11528 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı,davalılardan işverene ait işyerinde 15.7.1997 tarihinde işe başladığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava, davacının 15.7.1997-15.3.2004 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen ve kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının davalı işyerinde 15.3.2004 tarihinde işe girdiğine dair giriş bildirgesinin süresinde Kuruma verildiği, hizmet cetveline göre davacının 15.3.2004-10.9.2008 tarihleri arasında kesintisiz geçen çalışmalarının davalı tarafından Kuruma tam olarak bildirildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı belirgin olarak 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesidir. Anılan maddede; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar çalıştıklarını, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilecekleri öngörülmüştür.
Somut olayda davacı davalı işyerine 15.7.1997 tarihinde girip kesintisiz şekilde 10.9.2008 tarihine kadar çalıştığını ileri sürmüş ve 15.3.2004-10.9.2008 tarihleri arasındaki çalışmaları da Kuruma tam olarak bildirilmiş olup, sigortalının uyuşmazlık konusu dönemde başka bir işyerinden çalışması bildirilmediğinden 15.7.1997-15.3.2004 tarihleri arasındaki dönemde kesintisiz çalıştığının ispat edilmesi durumunda işverence davalı Kuruma verilen 15.3.2004 tarihli bildirge ile bildirilen hizmet talep edilen dönem yönünden de hak düşürücü süreyi keseceğinden ve dava hizmetin son bulduğu 2008 yılı sonundan başlayarak,
5 yıllık hak düşürücü süre dolmadan,10.10.2008 tarihinde açıldığından, hak düşürücü sürenin dolduğundan söz edilemeyeceğinden mahkemece işin esasına girilerek bu dönemde fiili çalışma olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği davacının 15.7.1997-15.3.2004 tarihleri arasında kesintisiz çalışıp çalışmadığı konusunda gerekli araştırma ve inceleme yapılarak sonuca gidilmesi gerekir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.02.2003 gün ve 2003/21-44-98, 23.6.2004 gün ve 2004/21-369-371, 27.2.2008 tarih, 2008/21-113 E:, 2008/207 K. sayılı kararı da bu yöndedir
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutularak işin esası incelenerek çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/6267, K. 2011/11528, 28 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama