KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/6690 E., 2011/12002 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
772 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı, ilk kesinti tarihini takip eden aybaşından itibaren tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava, davacının ilk ... prim kesintisini takip eden aybaşından itibaren dava tarihine kadar olan sürede 2926 sayılı Yasa’ya tabi tarım ... sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davacının 6.9.1999-14.4.2009 tarihleri arasındaki SSK'lı çalışmaları dışlanmak suretiyle tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım ... hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar.
Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir.
2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 50 yaşını dolduran kadınlarla, 55 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım ... sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır.Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir.
Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür.
Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek ...’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. ...’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir.
2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan ... ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir.
Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Gerçekten Tarım ... sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği,
2926 sayılı Yasa’nın 36 ve 10.maddesindeki şartlarında gerçekleşmesi halinde 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım ... sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve SSK’lı çalışmanın sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının ilk olarak Ağustos 1998 tarihinde olmak üzere Eylül 2005, Ağustos 2006 ve Eylül 2006 tarihlerinde prim kesintilerinin olduğu, SSK şahsi sicil dosyasında bulunan hizmet cetveline göre 1998 yılında 360 gün, 1999 yılında 245 gün, 2007 yılında 3 gün 506 S.Y.
Kapsamında SSK'lı çalışmalarının bulunduğu, prim kesintisinin yapıldığı Ağustos 1998 tarihinde aynı zamanda SSK'lı olarak çalıştığı ve bu çalışmasının 5.9.1999 tarihine kadar devam ettiği, davacının Eylül 2005 tarihindeki prim kesintisine istinaden 1.9.2006 tarım ... sigortalı olarak kaydının yapıldığı, 3.11.2007 tarihinde başlayan 506 S.Y.
Kapsamında SSK'lı çalışmalarının bulunması nedeniyle 2.11.2007 tarihinde kaydın terkin edildiği, 2003 tarihinden itibaren Ziraat Odası, 2000 yılından itibaren de Kooperatif kaydının olduğu, 2007 ve 2008 yıllarında tesis kadastrosu ile edindiği adına kayıtlı zirai arazisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacının ilk ... prim kesintisinin yapıldığı Ağustos 1998 tarihinde aynı zamanda SSK'lı olarak çalıştığı ve bu çalışmasının 5.9.1999 tarihine kadar devam ettiği, bu tarihten sonra Tarım ...’lu olma iradesini ortaya koyacak şekilde tekrar prim kesintisinin Eylül 2005 tarihinde olduğundan mahkemece 6.9.1999-1.10.2005 tarihleri arasında tesbit kararı verilmiş olması ayrıca davacının 01.09.2006-02.11.2007 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olarak kayıt ve tescil edildiği, davalı Kurumca bu dönemle ilgili ihtilaf çıkarılmadığı halde hukuki yarar bulunmayan bu döneme ilişkin istem hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, tespite karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/6690, K. 2011/12002, 1 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama