KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/9163 E., 2011/10881 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
640 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, kuruma borcu olmadığının tespitiyle, emekli maaşına konan haczin kaldırılmasına ve tazminat hakkının saklı tutulmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava Mutlucan Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş'nin prim borçları nedeniyle davalı Kurumca yapılan takip sonucu, emekli maaşına konulan haciz işleminin iptali ile Kuruma prim borcunun bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, davacının prim borçlarının tahakkuk ettiği dönemde şirketi temsil ve ilzama yetkili olup olmadığı, şirketin pirim ve vergi işlemlerini doğrudan yürütme ve bu alanda emir ve direktif verme yetkisinin bulunup bulunmadığının tespitiyle şirketin pirim borçlarından sorumlu olup olmağı noktasında toplanmaktadır.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 80. ve 82. maddeleridir. Üst düzey yöneticiler açısından takibe dayanak yapılan 506 sayılı Yasa’nın 80. maddesindeki hüküm de, “sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen ... tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” düzenlemesiyle, üst düzey yönetici ve yetkililerin sigorta primleriyle sınırlı olarak sorumluluğu için, prim borcunun doğduğu dönemde tahakkuk ve tediye konularında yetkili olmayı, buna karşın haklı neden olmaksızın bu yükümlülükleri yerine getirmemeyi koşul olarak öngörmüştür.
Süresinde ödenmeyen prim ve diğer kurum alacaklarının bizzat kurumca cebren takip ve tahsil edilebileceği 506 sayılı Yasa'nın açık hükmü gereğidir. Cebren tahsil ve takip esasları 6183 sayılı Yasa'da gösterilmiştir.
506 sayılı Yasa'nın 80/7. maddesinde kurum alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Yasa'nın uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde alacaklı sigorta Müdürlüğünün bulunduğu yer İş Mahkemesinin yetkili olduğu, 6183 sayılı Yasa'nın 58/1.maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın ödeme emrine karşı tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde itiraz edebileceği bildirilmiştir.
Bu 7 günlük itiraz süresi hak düşürücü süre olup süreyi geçiren borçlunun artık menfi tesbit, istirdat gibi aynı konuda hiçbir mahkemede dava açması mümkün değildir. Çünkü 6183 sayılı Yasa'da İİK.'nun 72.maddesine koşut bir hüküm yer almamaktadır. 6183 sayılı Yasa İİK.'na nazaran özel bir yasa olup uygulama önceliğine sahiptir. (Yargıtay HuKuk Genel Kurulunun 10.4.2001 gün ve 2002/21-201-297, 24.3.2004 gün ve 2004/10164-170 sayılı kararları)
Hal böyle olunca Kurum tarafından yürütülen takibe konu borç yönünden , davacının... Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş'nin üst düzey yöneticisi olup olmadığı, pirim borcunun doğduğu tarihte şirketin pirim ve vergi işlemlerini doğrudan yürütme ve bu alanda emir ve direktif verme yetkisinin bulunup bulunmadığının tespiti önem arzetmektedir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; Kurumca başlatılan... Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş'nin 2005/11-12. ve 2006/1. aylar prim borçlarından dolayı 2006/12278 takip nolu toplam 18 adet icra takibi sonucunda, şirket tüzel kişiliğinden alacağın tahsil edilememesi üzerine davacının almakta olduğu yaşlılık aylığına 9.2.2009 tarihinde haciz konulduğu, davacının 20.9.2007 ve 31.1.2008 tarihli Ticaret Sicil Gazetesine göre şirket yönetim kurulu üyesi, 26.6.2008 tarihli Ticaret Sicil Gazetesine göre ise yönetim kurulu başkan yardımcısı olduğu, Kurumdan icra takip ve işlem dosyasının getirtilmediği, davacının Ticaret Sicil gazetesindeki şirketi temsil ve ilzam yetkilerine ve istifası var ise buna ilişkin belgelerinin araştırılmadığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davaya konu Kurum icra takip ve işlem dosyasının ve şirketin Ticaret Sicil dosyası getirtilip, davacının Mutlucan Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş'nin 2005/11-12. ve 2006/1. aylar prim borçlarının tahakkuk ettirildiği dönemde anonim şirketin üst düzey yöneticisi olup olmadığı, şirketin pirim ve vergi işlemlerini doğrudan yürütme ve bu alanda emir ve direktif verme ve imza yetkisinin bulunup bulunmadığının araştırılmadan sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/9163, K. 2011/10881, 21 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama