İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2010/9288 K.2010/9749

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Yerel Mahkeme 10.1.2010 tarihli ek kararıyla (SÜRE yönünden…

Esas2010/9288Karar2010/9749Tarih12 Ekim 2010Okuma5 dk · 1.012 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/9288 E., 2010/9749 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Ekim 2010
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.012 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Yerel Mahkeme 10.1.2010 tarihli ek kararıyla (SÜRE yönünden reddi) nedeniyle davalı vekilinin teyiz dilekçesinin reddine karar vermiş, red kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

1-Yerel Mahkeme, temyiz isteminin kanuni süre geçtikten sonra yapılması nedeniyle reddine karar vermiştir. Davalı bu kararı dahi temyiz etmiştir. O halde, bu yön üzerinde özellikle durulmalıdır. Davalıya yokluğunda verilen kararın 02.12.2009 tarihinde Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi gereğince tebliğ edildiği dosya içerisinde bulunan tebligat parçasından anlaşılmaktadır. Temyiz yoluna ise 11.01.2010 tarihinde başvurulmuştur. Bu durumda davalıya yokluğunda verilen kararın usulünce tebliğ edilip edilmediğinin belirlenmesi önem kazanmaktadır.

Davalıya yokluğunda verilen kararın tebliğinin usulüne uygun olmadığı görülmektedir. Gerçekten 7201 sayılı Yasanın 35. maddesine göre “Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.

Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve yeni adres tebliğ memurunca da tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi, tebliğ tarihi sayılır. Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır.

Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkârlar sicillerine verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümleri uygulanır.

Somut olayda: davalının ticaret sicilin kayıtlı bulunduğu adresi “....../...” iken, dava açılmadan önce “......” olarak değiştirildiği, bu adres değişikliğinin tescil edilerek Ticaret Sicili Gazetesinin 08.01.2008 tarihli sayısında ilan edildiği temyiz dilekçesi ekindeki sicil kaydı ve gazete örneklerinden anlaşılmaktadır. Anılan bu adres dava konusu kaza sonrasında işverence düzenlenen kaza bildirim tutanağı ve sigorta müfettiş raporundaki işyeri adresi ile uyumludur. Dosya içerisine getirtilen, aynı iş kazası nedeniyle taraflar arasında görülen ve kesinleşen maddi tazminat davası içerisindeki bilgi ve belgelere göre gerek davacının ve gerekse mahkemenin yeni adresle ilgili olarak bilgi sahibi oldukları açıktır.

Mahkemece görülmekte olan bu dava sırasında da davalının ticaret sicilinde kayıtlı bulunduğu adres sorulmuş ve Ticaret Sicil Memurluğu “......” adresini bildirmiştir. Davalı şirketin 1988, adresi bildirilen şirketin ise 1992 tarihinde tescil olunduğunun beli bulunması ve özellikle davalı tarafından temyiz dilekçesine ekli olarak sunulan ... Asliye 8. Ticaret Mahkemesinin marka hakkına tecavüzün önlenmesine ilişkin kararı dikkate alındığında bildirilen bu adresin davalı şirketle isim benzerliği bulunan başka bir tüzel kişiliğe ait bulunduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki bildirilen bu adrese de tebligat çıkarılması da söz konusu değildir.

Bu duruma göre davalıya yokluğunda verilen kararın tebliği usulüne uygun olmadığından Yasada öngörülen 8 günlük temyiz süresinin geçtiğinden söz edilemez. Hal böyle olunca, davalının hükmü süresinde temyiz ettiği anlaşıldığından mahalli mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin kararın bozulması ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432/son maddesi gereğince asıl hükmün temyizini amaçlayan temyiz itirazlarının incelenmesi gerekir

2- Davalının asıl hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince:

Dava 13.04.2004 tarihinde meydana gelen zararlandırıcı sigorta olayı sonucu 23 yaşında % 30,00 oranında sürekli iş göremezliği oluşan sigortalının manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı tarafça temyiz edilmiştir.

HUMK'nun 73.maddesi yasanın gösterdiği istisnalar dışında hakim’in iki tarafı dinlemeden yada iddia ve savunmalarını açıklamaları için yasal şekillere uygun olarak davet etmedikçe karar verilemeyeceğini düzenlemiştir.

Somut olayda mahkemece; dava dilekçesi ile duruşma gününe ilişkin olarak davalıya “....../...” adresine gönderilen tebligatın, “Firmanın adres bırakmadan adresten ayrıldığına” ilişkin açıklama ile iade edilmesi üzerine mahkemece davalının Ticaret Sicilinde kayıtlı bulunan adresinin araştırıldığı, ... Ticaret Sicil Memurluğunca “......” adresinin bildirildiği, ancak “....../...” adresinde dava dilekçesinin ve duruşma gününün Tebligat kanununun 35.maddesine göre tebliğ edildiği ve bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamanın sürdürülerek sonuçlandırıldığı anlaşılmaktadır.

7201 sayılı Yasanın 35/son maddesine göre; Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkârlar sicillerine verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da 35.madde hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir.

Somut olayda: davalının Ticaret Sicilinde kayıtlı bulunduğu adresinin “....../...” iken dava açılmadan önce “......” olarak değiştirildiği bu adres değişikliğinin tescil edilerek Ticaret Sicili Gazetesinin 08.01.208 tarihili sayısında ilan edildiği temyiz dilekçesi ekindeki sicil kaydı ve gazete örneklerinden anlaşılmaktadır. Anılan bu adres dava konusu kaza sonrasında işverence düzenlenen kaza bildirim tutanağı ve sigorta müfettiş raporundaki işyeri adresi ile uyumludur.

Dosya içerisine getirtilen, aynı iş kazası nedeniyle taraflar arasında görülen ve kesinleşen maddi tazminat davası içerisindeki bilgi ve belgelere göre gerek davacının ve gerekse mahkemenin yeni adresle ilgili olarak bilgi sahibi oldukları açıktır. Öte yandan Mahkemece görülmekte olan bu dava sırasında da davalının ticaret sicilinde kayıtlı bulunduğu adres sorulmuş ve Ticaret Sicil Memurluğu “......” adresini bildirmiştir.

Davalı şirketin 1988, adresi bildirilen şirketin ise 1992 tarihinde tescil olunduğunun beli bulunması ve özellikle davalı tarafından temyiz dilekçesine ekli olarak sunulan ... Asliye 8. Ticaret Mahkemesinin marka hakkına tecavüzün önlenmesine ilişkin kararı dikkate alındığında bildirilen bu adresin davalı şirketle isim benzerliği bulunan başka bir tüzel kişiliğe ait bulunduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki bildirilen bu adrese de tebligat çıkarılması da söz konusu değildir.

Davalının adres değişikliğinin dava tarihi öncesinde tescil ve ilan edilmiş bulunması, yeni adresin taraflar arasında görülen ve dosya içerisine getirtilen maddi tazimat davası içerisindeki bilgi ve belgelere göre belli bulunmasına göre davalıya ticaret sicilinde dava tarihinden önce kayıtlı bulunduğu ve terk ettiği anlaşılan eski adresinde 35.maddeye göre yapılan tebligatın geçersiz olduğu açıktır.

Hal böle olunca da dava dilekçesinin ve duruşma gününün usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinden söz edebilmek mümkün değildir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın ve özellikle usulüne uygun taraf teşkili yapılmadan HUMK’nun 73.maddesine aykırı biçimde işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin 10.01.2010 tarihli ek kararı ile 11.11.2009 tarihli hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 12.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

N.R.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/9288, K. 2010/9749, 12 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/9288
Karar No
2010/9749
Tarih
12 Ekim 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/9288 K.2010/16505
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/9289 K.2010/10101
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/9289 K.2010/10201
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2010/9289 K.2010/13123
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/9289 K.2010/10491
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2010/9290 K.2010/10209

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.