KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/9729 E., 2011/810 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
849 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, 85.050.45 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan... Makine San. Tic. Ltd. Şti. ile...Metal San. Tic. Ltd. Şti.’den alınarak davacıya verilmesine, davalılardan ... Renault A.Ş. hakkında açılan davanın reddine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacı ile davalılardan... Makine San. Tic.
Ltd. Şti. ile...Metal San. Tic. Ltd. Şti. vekillerince istenilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 08.02.2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı vekili Avukat... geldi. Davalılar adına gelen olmadı.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyizin kapsamı ve temyiz nedenlerine göre davacının tüm, temyiz eden davalılar...Makine San Tic Ltd Şti ile...Metal San Tic Ltd Şti’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 05.11.2005 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 16,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davalılardan ... Renault Oto fab. AŞ’ne yönelik davanın reddine, diğer davalılar bakımından ise maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde aleyhine hüküm kurulan davalılar...Makine San Tic Ltd Şti ile...Metal San Tic Ltd Şti vekilince temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemenin maddi tazminata ilişkin hükmü yerindedir. Manevi tazminata gelince: Manevi tazminatın takdirinde yanılgıya düşüldüğü, manevi tazminatın fazla takdir edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının iş kazası sonucu % 16,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının % 10, davalı işverenin % 80 ve transpalete kumanda eden ve davalılardan... Makine San Tic Ltd Şti işçisi olduğu anlaşılan ... Usta’nın % 10 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 20.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 30.000,00-TL’sine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/9729, K. 2011/810, 8 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama