KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/10099 E., 2012/879 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Davalılar
- 1-...
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen 52.204,50 TL., maddi ve manevi tazmiatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacı ile davalılardan ... İşletmesi A.Ş ve ... Mad. Nak. Tur. San. Tic. A.Ş vekillerince istenilmesi ve davalılardan ...
İşletmesi A.Ş. ve ... Mad. Nak. Tur. San. Tic. A.Ş. vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 31/01/2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan ... İşletmesi A.Ş. Ve ...... Nak. Tur. San. Tic. A.Ş. Vekilleri Avukat ...... ile karşı taraf vekili Avukat ......geldiler. Diğer davalı ... adına gelen olmadı.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1- Dosyadaki yazılara, toplanan deliller ile hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre, davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, iş kazası nedenine dayalı maddi ve manevi zararlarının davalılardan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat miktarları yönünden hükümde isabetsizlik yoktur.
Ancak davacının bir kısım maddi tazminat isteminin reddi, Kurum tarafından bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerleri ile karşılanmış olup, bu hususun davacı yanca önceden bilinmesi söz konusu olmadığından ret edilen maddi tazminat yönünden davalılar yararına vekalet ücreti takdiri usul ve Kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi uyarınca, 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2011/10099, K. 2012/879, 31 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama