İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2011/4807 K.2011/4004

Davacı, davalı işveren nezdinde 01.11.1983-20.05.1991 ve 11.09.1992-15.06.1997 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacı ile davalılardan…

Esas2011/4807Karar2011/4004Tarih28 Nisan 2011Okuma5 dk · 922 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/4807 E., 2011/4004 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Nisan 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

922 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı, davalı işveren nezdinde 01.11.1983-20.05.1991 ve 11.09.1992-15.06.1997 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacı ile davalılardan Kurum vekilince süresinde, davalı ... mirasçılarından ... tarafından süresi dışında temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

1-Hüküm, iş mahkemesi sıfatıyla verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8. maddesi hükmüne göre ise, iş mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir.

Somut olayda, hüküm 17.01.2011 tarihinde davalılardan işverenin mirasçılarından ...(...)'e tebliğ edilmiş, temyiz ise 28.01.2011 tarihinde vukubulmuştur. Şu duruma göre, davada 8 günlük temyiz süresi geçmiştir. Bu halde, HUMK.’nun 434/2. maddesine göre karar süresinde temyiz edilmemiş olduğundan, 01.06.1990 gün ve E:1989/03, K:1990/04 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da göz önünde tutularak davalılardan işverenin mirasçılarından ...(...)'in temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine,

2-Dava, davacının 01.11.1983-20.05.1991 ve 11.09.1992-15.06.1997 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmaların tesbiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının çalışmaya başladığını iddia ettiği tarih olan 01.11.1983 ile 30.03.1989 dönemleri arasındaki dönemlerde 18 yaşını doldurmamış olduğundan belirtilen süreler yönünden talebin reddine, 11.09.1992 ile 15.06.1997 tarihleri arasında çalıştığının kabulü ile 11.09.1992 ile 15.06.1997 tarihleri arasında aralıksız ve fiilen çalıştığının tesbitine karar verilmiştir.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden, 20.06.1994 günü işe girdiğine ilişkin bildirge bulunan davacı adına 20.06.1994-29.06.1997 tarihleri arasında davalı işverene ait demir atölyesi işyerinden kısmi bildirim ve prim ödemelerinin gerçekleştiği, davacının dava dışı ... sicil nolu ... ve Ort.

İşyerinden 05.12.1987-04.04.1988 tarihleri arasında 25 gün çalışmalarının Kuruma bildirildiği, 2 adet bonservis ibraz edildiği, 12.06.1997 tarihli bonserviste, davacının 11.02.1985-20.05.1991 tarihleri arasında.

20.05.1991 tarihli bonserviste ise, davacının 05.04.1991-02.05.1997 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığının belirtildiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi'nin 22.08.2002 tarihli raporunda, 12.06.1997 tarihli bonservisteki imzanın davalı işverenin oğlu ...'in eli ürünü olduğunun, 20.05.1991 tarihli bonservisteki imzanın davalı işverenin oğlu ... ve davalı işveren ...'in eli ürünü olmadığının tespit edildiği, davalı işyerinden diğer davalı Kuruma verilen ve davacının çalışmalarının yer aldığı 1994 yılı 2. dönem ila 1997 yılı 2. dönem bordrolarının getirtildiği,

davalı işveren tarafından işyeri kayıtlarının ibraz edildiği, davacının 28.05.1991-10.09.1992 tarihleri arasında askerlik hizmetini yaptığı anlaşılmaktadır.

18 yaşından önceki dönemde sigortalının çalışmasına engelleyen bir yasa hükmü mevcut değildir. Ancak, 506 sayılı Yasa'nın 60/G maddesi gereğince 18 yaşından önceki sigortalı çalışmalar, sigortalılık süresi olarak değerlendirilemez, fakat, bu dönemde ödenen primler prim ödeme gün sayısına dahil edilir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 31.01.2007 gün ve E:2007/10-37, K:2007/48 sayılı kararı).

Bu nedenle mahkemenin 18 yaştan önceki talep yönünden ret kararı vermesi isabetsiz bulunmuştur. Ancak, 506 sayılı Yasa'nın 79/10. maddesinde, yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalıların çalıştıklarını hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilecekleri öngörülmüştür.

Somut olayda, davacının dava dışı ... sicil nolu ... ve Ort. İşyerinden 05.12.1987-04.04.1988 tarihleri arasında 25 gün çalışmalarının Kuruma bildirildiği ve dolayısıyla davacının davalı işverene ait işyerinde devamlılık arz eden bir çalışması olmadığı, 05.12.1987 tarihinden itibaren hizmetlerinin kesintiye uğradığı, mahkemeye 31.12.1997 tarihinde başvurulduğu, 04.04.1988 tarihine kadar olan hizmetleri yönünden hak düşürücü sürenin geçtiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.

Öte yandan, davacının aynı işyerinde bu tarihten sonra çalışmasını sürdürmesinin veya 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde tekrar aynı işyerine girerek çalışmasının, hak düşürücü sürenin işlemesine engel olmayacağı ve hak düşürücü sürenin, kesilmesi ve durmasının mümkün bulunmadığı hukuksal gerçeği de ortadadır.

Hak düşürücü süreye uğramayan 04.04.1988 tarihinden sonraki dönem yönünden ise, ifadesi hükme dayanak alınan tanıklar davacıyla birlikte çalışan ve kayıtlara geçmiş kişiler olmadığı gibi, aynı çevrede benzer işi yapan başka işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolara geçmiş kimseler de değildir. Bu bakımdan tanık sözleri çalışma olgusu yönünden somut olgulara dayanmamakta, soyut düzeyde kalmaktadır. Giderek, tanık sözlerinin inandırıcı güç ve nitelikte olduğu söylenemez. Ayrıca, tesbiti istenilen süreler çok öncelere ilişkin bulunduğundan tanıkların bu sürelerle ilgili bilgileri bu güne değin eksiksiz olarak hafızalarında korumaları da hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine uygun düşmez.

Öte yandan, mahkemece, davacının 30.03.1989-20.05.1991 tarihleri arasındaki tespit istemi yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi de usul ve yasaya aykırıdır.

Yapılacak iş, davacının 04.04.1988 tarihine kadar olan hizmetleri yönünden hak düşürücü süre geçtiğinden reddine karar vermek, hak düşürücü süreye uğramayan 04.04.1988 tarihinden sonraki dönem yönünden ise, davanın nitelikçe kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması nedeniyle mahkemece, doğrudan soruşturma genişletilmek sureti ile, davalı işyerinden diğer davalı Kuruma verilen (hak düşürücü süreye uğramayan) 04.04.1988-20.05.1991 ve 11.09.1992-15.06.1997 tarihleri arasındaki dönem bordrolarının getirtilip, davacı ile aynı tarihte birlikte çalışan ve Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen dönem bordrolarında kayıtlı tanıklar belirlenerek,

bu tanıkların bilgilerine başvurmak ve hak düşürücü süreye uğramayan 04.04.1988-20.05.1991 ve 11.09.1992-15.06.1997 tarihleri arasında davacının çalıştığını iddia ettiği işyerine komşu olan işyerlerini belediye, emniyet veya jandarma vasıtasıyla saptamak, saptanan bu işyerlerinin kayıtlarına geçmiş kişileri, başka bir anlatımla, Sosyal Güvenlik Kurumu’nda kayıtları olan komşu işyeri veya benzer işi yapan işyeri sahiplerinin veya çalışanlarının bilgilerine başvurulmak ve olabildiğince delilleri toplayıp, bunları birlikte değerlendirerek 506 sayılı Yasanın 60/G maddesini de gözeterek sonucuna göre karar vermektir.

Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacı ile davalılardan ... Kurumu'nun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı ile ...'a iadesine, 28.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2011/4807, K. 2011/4004, 28 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/4807
Karar No
2011/4004
Tarih
28 Nisan 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2011/4807 K.2011/4350
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/4808 K.2011/5334
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2011/4808 K.2011/5833
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/4808 K.2011/5230
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2011/4809 K.2011/5373
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/4809 K.2011/5243

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.