İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2013/4413 K.2014/5108

Davacı, Ankara 18. İş Mahkemesince 07/10/2009 tarih, 2009/744 E. - 2009/606 K. numarası ile hüküm altına alınan asıl alacağa dava tarihi olan 06/03/2006 tarihi ile hüküm tarihi olan 07/10/2009 tarihleri arasında faiz yürütülmesine karar verilmesini…

Esas2013/4413Karar2014/5108Tarih18 Mart 2014Okuma5 dk · 1.038 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2013/4413 E., 2014/5108 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Mart 2014
Mahkemesi
Ankara 3. İş Mahkemesi
Tarihi
26/12/2012
Numarası
2012/514-2012/1153
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.038 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı, Ankara 18. İş Mahkemesince 07/10/2009 tarih, 2009/744 E. - 2009/606 K. numarası ile hüküm altına alınan asıl alacağa dava tarihi olan 06/03/2006 tarihi ile hüküm tarihi olan 07/10/2009 tarihleri arasında faiz yürütülmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

Davacı, Ankara 18. İş Mahkemesince 07.10.2009 tarih, 2009/744 E. - 2009/606 K. numarası ile hüküm altına alınan asıl alacağa dava tarihi olan 06.03.2006 tarihi ile hüküm tarihi olan 07.10.2009 tarihleri arasında faiz yürütülmesini istemiştir.

Mahkemece, davacının faiz talebi ile ilgili olarak Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2007/1571 sayılı dosyası üzerinde takip yaptığı, Kurumun şikâyeti üzerine Ankara 10. İcra Hukuk Mahkemesinin 27.10.2010 tarihli ve 2010/439 E, 2010/1139 K sayılı kararı ile şikâyetin kabulü ile Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2007/1571 sayılı takip dosyasında icra müdürlüğünce yapılan hesabın 10.526,13 TL'sinin iptaline karar verildiği, buna göre davacının davasının kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiği belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.

İcra mahkemeleri genel olarak icra ve iflas takibi sırasında doğan uyuşmazlıkları sınırlı ve biçimsel olarak incelemeye ve karara bağlamaya yetkili olup, genel mahkemeler gibi geniş yetkili değildir. Mahkemelerin bu sınırlandırılmış yetkisinden ötürü icra mahkemesinin takip hukukuna ilişkin kararları kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. Mahkemenin takip hukukuna ilişkin kararları sadece yürütülen o takip yönünden tarafları bağlar ve sadece takip hukuku anlamında kesin hüküm teşkil eder.

Bu nedenle, davanın esastan incelenerek hükme bağlanması yerine kesin hüküm olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.

Öte yandan, somut olayda; davacılar murisi M..D..'na 01.06.1986 tarihinden geçerli olmak üzere 3201 sayılı Kanun uyarınca yaşlılık aylığı bağlandığı, yaşlılık aylığı alan davacılar murisinin yaşlılık aylığının Kurumca davacının kesin dönüş yapmadığı gerekçesi ile kesildiği ve yersiz ödenen 34.430.437 TL'nin faizi ile birlikte talep edildiği, davacılar murisi tarafından iade işleminin yapıldığı, iade işlemini yapan davacılar murisinin Kurum işleminin iptali için dava açtığı, Ankara 18. İş Mahkemesinin 2006/182 E.- 2007/30 K. sayılı kararı ile,

davanın kabulü ile Kurum işleminin iptali ile davacıya 01.06.1992 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerektiğinin tespitine karar verdiği, kararın davalı vekili tarafından temyiz edildiği, Dairemiz tarafından 2007/20517-19751 sayılı Karar ile “davacının borçlanması iptal edildiğinden borçlanma bedelinin davacıya iade edilip edilmediğinin araştırılmadığı, iade edilmemiş ise borçlanmanın geçerli kabul edilmesi gerektiği ve kesin dönüş tarihini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanması gerektiği belirtilerek hükmün bozulduğu, bozmaya uyan Mahkemenin araştırma yaparak 28.11.2008 tarihinde;

davanın kabulü ile toplam 39.712,62 TL alacağın tahsiline karar verdiği, kararın davalı vekili tarafından temyiz edildiği, Dairemiz tarafından 2009/2880-5427 sayılı Karar ile, “borçlanma bedeli olmaksızın aylık bağlanmayacağından borçlanma miktarının yasal faiziyle hesaplanması ve bu miktarın asıl alacaktan düşülmesi ile sonuca gidilmesi gerektiğinin düşünülmemesi isabetsiz olmuştur.” denilerek hükmün bozulduğu, bozmaya uyan Mahkemenin 07.10.2009 tarihinde; “davanın kısmen kabulü ile, davacı tarafın borçlanma işlemini iptal eden kurum işleminin iptali ile; davacıya 01.06.1992 tarihinden itibaren tam aylık bağlanması gerektiğinin tesbiti ile;

davacı tarafın toplam 39.462,54 TL alacağının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,” karar verildiği, kararın davalı vekili tarafından temyiz edildiği, Dairemiz tarafından 14.12.2009 tarihinde, 2009/15202-16216 sayılı karar ile, hükmün onandığı, davacı tarafından 28.02.2007 tarihinde.

Mahkemenin 08/02/2007 tarih, 2006/182 E. -2007/30 K. sayılı ilk ilamına bağlı olarak 39.712,62 TL. asıl alacak, 230,00 TL işlemiş faiz ve giderler ile birlikte toplam 44.734,00 TL alacak için takip başlatıldığı, Dairemiz tarafından 30.03.2007 tarihinde icrayı geri bıraktırma kararı verildiği, alacağa ilişkin dosyanın yukarıda yazılı olan şekilde kesinleşmesinden sonra,

davacı vekilinin 20.01.2010 tarihine İcra Müdürlüğüne müracaat ederek alacağın güncellenmesini ve tahsilini talep ettiği, (Alacağın faizinin 11.638,21 TL olarak güncellendiği) borçlu Kurum vekilinin 16.03.2010 tarihli dilekçesi ile faizin 2. ilam tarihinden itibaren hesaplandığı ve borcun hesaplanarak ödendiğini belirttiği, (49.519,10 TL nin 25.01.2010 tarihinde ödendiği,) davacı vekilinin ilk ilam tarihinden itibaren faiz ödenmesi gerektiğini belirterek alacağın tamamen ödenmediğini belirttiği ve 11.520,00 TL için muhtıra gönderilmesini talep ettiği, Kurum vekilinin 31.03.2010 tarihinde,

“Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2007/1571 sayılı dosyasında 24.03.2010 tarihli 11.520,43 TL. bakiye borç miktarlı muhtıranın 08.01.2010 tarihinde kuruma tebliğ edildiğini, takibin dayanağının Ankara 18. İş Mahkemesinin 2006/182 E.- 2007/130 K. sayılı ilamı olduğunu, ilama dayalı takip başlatıldığını, ancak kararın taraflarınca temyiz edildiğini, kararın Yargıtay tarafından bozulduğunu, bozma üzerine verilen kararın ikinci kez bozulduğunu, 08.01.2010 tarihli muhtırada ki hesabın gerçeği yansıtmadığını,

08.01.2010 tarihli muhtıranın kuruma tebliğ edildiği tarihten itibaren 15.01.2010 tarihi mesai bitimine kadar adı geçen icra müdürlüğünün Ankara A..

V...hesabına dekont edildiği halde bu duruma bakılmaksızın 26.01.2010 tarihli muhtıranın gönderilerek bakiye borç bildiriminde bulunulduğunu, dosya borcuna itiraz mahiyetinde icra müdürlüğüne talepte bulunduklarını, ancak müdürlüğün 24.03.2010 tarihinde yeniden bakiye borç bildiriminde bulunduğunu, muhtıranın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek iptaline karar verilmesini talep ettiği, davalı (bu dosyada davacı) vekilinin, faizin ilk ilam tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini belirterek müdürlükçe yapılan hesabın doğru olduğunu belirtip davanın reddini istediği,

Ankara 10. İcra Hukuk Hakimliğinin 27.10.2010 tarihinde, “şikayetin kabulü ile Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2007/1571 sayılı takip dosyasında icra müdürlüğünce yapılan hesabın 10.526,13 TL’ sinin iptaline,” karar verildiği, kararın taraflarca temyiz edildiği, hükmün Yargıtay 12. Hukuk Dairesi tarafından 03.10.2011 tarihinde hükmün onandığı görülmüştür.

Bu açıklamalara göre; davacının 14. İcra Müdürlüğünün dosyasındaki talebinin. Ankara 18. İş Mahkemesince hüküm altına alınan asıl alacak ve bu alacağa dava tarihine kadar işletilen faiz ile ilgili olduğu, davacının bu alacağa 1. hüküm tarihinden itibaren faiz yürütülmesini talep ettiği, ancak kesinleşen 2. hüküm üzerinden faiz yürütülmesi gerektiğine ilişkin Ankara 10. İcra Hâkimliğinin kararının kesinleştiği, halbuki bu davada ise.

Ankara 18. İş Mahkemesince hüküm altına alınan asıl alacağa dava tarihi olan 06.03.2006 tarihi ile hüküm tarihi olan 07.10.2009 tarihleri arasında faiz yürütülmesini istediği, bu davanın asıl alacağa faiz hükmedilmeyen, davanın derdest olduğu tarih olduğu, bu nedenle Ankara 10. İcra Hukuk Hâkimliğinin 2010/439 E. - 1139 K. sayılı dosyasındaki davanın konusu ile iş bu davanın konusunun farklı olduğu anlaşılmıştır.

O halde, davacının “Ankara 18. İş Mahkemesinin 2009/744 E.- K. sayılı dosyasına konu olan 39.462,54 TL alacağa dava tarihi olan 06.03.2006 tarihi ile hüküm tarihi olan 07.10.2009 tarihleri arasında faiz yürütülmesi” istemi ile ilgili davanın esastan incelenerek karar verilmesi gerekirken, kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 18/03/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2013/4413, K. 2014/5108, 18 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/4413
Karar No
2014/5108
Tarih
18 Mart 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2013/4414 K.2014/6071
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2013/4415 K.2014/4737
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/4416 K.2014/3911
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/4417 K.2014/4022
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/4417 K.2014/4558
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/4418 K.2014/3836

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.