İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2013/9754 K.2013/15657

Davacı, Bağ-Kur hizmet süreleri birleştirilmeksizin SSK yönünden emekli aylığına hak kazanmış olduğu ve 01/04/1999 tarihinden itibaren emekli aylığının bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne…

Esas2013/9754Karar2013/15657Tarih10 Eylül 2013Okuma4 dk · 736 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2013/9754 E., 2013/15657 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Eylül 2013
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

736 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı, Bağ-Kur hizmet süreleri birleştirilmeksizin SSK yönünden emekli aylığına hak kazanmış olduğu ve 01/04/1999 tarihinden itibaren emekli aylığının bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

Davacı; 01.02.1984 – 24.02.2006 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğu da kabul edilerek, 27.02.2010 tarihli tahsis talebini takip eden aybaşından itibaren 506 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini istemiştir. Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 01.02.1984 – 31.12.1991, 31.12.1991 – 31.12.1997, 01.07.2005 – 24.02.2006 tarihleri arasında ve 01.03.2006 tarihinden beri devam eden vergi kaydı, 06.02.1984 – 14.07.2005 tarihleri arasında oda kaydı, 16.02.1984 – 08.08.2005, 23.12.2005 – 27.02.2006 tarihleri arasında ve 12.11.2007 tarihinden beri devam eden sicil kaydı bulunduğu, davacının vergi kaydı nedeni ile 1479 sayılı Yasa kapsamında tescil edildiği ve davalı Kurum tarafından bu Yasa kapsamında 01.02.1984 – 24.02.2006 ve 06.09.2006 – 25.09.2009 tarihleri arasında sigortalı kabul edildiği,

davacının 27.02.2010 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, ancak davalı Kurum tarafından prim borcu bulunması nedeni ile tahsis talebinin reddedildiği, dosyada mevcut hizmet cetvelinden davacının. 01.10.1981 – 25.05.1983, 22.02.2006 – 03.03.2006, 04.03.2006 – 05.09.2006 ve 01.11.2006 – 26.02.2010 tarihleri arasında SSK'lı çalışmaları bulunduğu anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık; davacının, 506 sayılı Yasa'ya tabi sigortalılığı ile 1479 sayılı Yasa'ya tabi sigortalılığının 06.09.2006 tarihinde çakışması nedeniyle hangi kurumdaki çalışmanın esas alınacağı noktasında toplanmaktadır.

"Çakışan sigortalılık sorununu" gerek 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve gerekse 1479 Sayılı Bağ-Kur Kanunu birbirlerine paralel düzenlemeler ile bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olmasını yasaklayıp sigortalının önceden başlayıp devam eden sigortalılığına geçerlik tanıyarak çözüme ulaştırmaya çalışmışlardır.

Yasa sistemimize göre; bir kimsenin 506 sayılı Yasa kapsamına girebilmesi için hizmet akdine tabi bir işte çalışması yanında başka bir sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması gerekir. Anılan Yasa'nın 3. maddesinin I. ( F ) bendinde "Kanunla kurulu emekli sandıklarına aidat ödemekte olanların" ( K ) bendinde ise "Herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanların" sigortalı sayılmayacağı belirtilmiştir. Aynı

şekilde 1479 Sayılı Bağ-Kur Kanunu'nun 24. maddesinin I. ve II. Fıkralarında da bir kimsenin 1479 sayılı Yasa kapsamına girebilmesi için kendi adına bağımsız çalışıp kazanç sağlaması yanında başkaca sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması koşulu getirilmiştir. Bütün bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılık mümkün olmayıp önceden başlayıp devam ede gelen sigortalılığa geçerlik tanınmaktadır (03.10.2001 gün ve E: 2001/21-627, K: 2001/659 Sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı).

Aynı şekilde. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa'nın 53/1 maddesinde. “Sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tâbi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacağı” bildirilmiştir.

03.02.2011 tarihli 6111 Sayılı Yasanın 33 maddesi ile değiştirilen ve 01.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren 5510 Sayılı Yasa'nın sigortalılık hallerinin birleşmesi başlıklı 53/1 maddesinde ise “Sigortalının, 4. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çakışması halinde, öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında,

(a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacağı” belirtilmiş ve aynı yasanın Geçici 33 maddesinde ise "Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla yapılan değişiklikler, bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten öncesi için uygulanmaz ” hükmü getirilmiştir.

Somut olayda; davacının 22.02.2006 tarihinde başlayan 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmasının, 05.09.2006 tarihinde sona erdiği, daha sonra 01.11.2006 tarihinde başladığı, ancak bu arada 01.03.2006 tarihinde vergi kaydının başladığı ve devam ettiği, bu itibarla da 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışma döneminin sona erdiği 06.09.2006 tarihinden itibaren davacının, 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı sayılması gerektiği göz ardı edilerek, hatalı değerlendirme sonucu, davacının bu dönemdeki baskın çalışmasının 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışma olduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.

Mahkemece yapılacak iş; önceden gelen sigortalılığa öncelik tanınacağı göz önünde bulundurularak, davacının 06.09.2006 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğu dikkate alınarak, yaşlılık aylığı koşullarını yeniden değerlendirmek ve varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2013/9754, K. 2013/15657, 10 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/9754
Karar No
2013/15657
Tarih
10 Eylül 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2013/9754 K.2013/11274
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2013/9754 K.2013/13292
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2013/9754 K.2013/11942
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2013/9755 K.2013/12443
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2013/9755 K.2013/9153
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2013/9755 K.2013/11270

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.