KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2016/2602 E., 2017/6801 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
Dava, sigortalının iş kazası sonucunda vefatı nedeniyle yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, asıl dosyada cenaze ve defin giderlerine yönelik talebin reddine, davacı eşin maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı eş yararına 50.000,00 TL manevi, davacı çocuk yararına 40.774,15 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminatın davalı ....'ndan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
1-Somut olayda davalının .... olduğu, temyiz eden ...'in ise dava kendisine ihbar olunan ilgili olup, ... aleyhine mahkemece verilen bir karar da bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dava kendisine ihbar olunan gerçek ve tüzel kişi, davada taraf sıfatını kazanamaz. Bir davada hüküm, davanın tarafları arasında kurulur. Bu nedenle hükmü temyiz etme hakkı sadece davada taraf olan kişilere aittir. Kural olarak kendisine dava ihbar olunan davaya katılmadıkça (müdahil olmadıkça) mahkemece verilen kararı temyiz etme hakkı yoktur. Ancak mahkemece, usul ve yasaya aykırı olarak, taraf sıfatını almayan dava ihbar olunan kişi hakkında hüküm kurulmuşsa, ihbar olunan hükmün ancak kendisiyle ilgili bölümünü temyiz edebilir. İşbu davada ise ihbar olunan ... aleyhine bir hüküm kurulmadığından temyiz hakkı bulunmamadığından temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/2602, K. 2017/6801, 26 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama